Söz: Ersin Ergün
Müzik: Ahmet Kaya
YouTube

Beni tarihle Yargıla
judge me by history

"Titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı bulanık bir is
Ve göz gözü görmez bir sis değildik biz
Beni bilimle anla iki gözüm
Felsefeyle anla
Ve tarihle yargıla"


we were not turbid smoke released to air by a shaky candle flame
or fog that an eye can't see an eye (ie, that you can't see beyond the tip of your nose)
understand me by science, my two eyes
understand me by philosophy
and judge me by history


Bal değildir ölüm bana
İdam gül değildir bana
Geceler çok karanlık
Gel düşümdeki sevgilim
Ay ışığı yedir bana


death isn't honey to me
execution isn't a rose to me
nights are so much dark
come, my love in my dreams
feed me moonlight


"Ahh
Ben hasrete tutsağım
Hasretler tutsak bana
Bıyığımdan gül sarkmaz
Bıyık bırakmak yasak bana
Mahpus bana sus bana
Yağlı ilmek boynuma
Sevgili yerine
Koynuma idamlar alır yatarım
Ve sonra sabırla beklerim
Bulutları çekersiniz üstümden
Suçsuzluğumun yargılayıcılarını yargılarsınız
Ve o güzel geleceği getirirsiniz bana
Ölüm tanımaz işte o zaman sevgim
Tırnaklarımı geçirip toprağın sırtına doğrulurum
Gözlerimde güneş koşar
Ve çiçekler ekersiniz toprağıma"


ah
i'm a prisoner to longing
longing is a prisoner to me
roses don't hang from my mustache
i'm forbidden to grow mustache
prison is to me, silence is to me
a greased slip knot is to around my neck
instead of a lover
i embrace hangings and lie
and then i wait patiently
you drag away the clouds from over me
you judge the judges of my guiltlessness
and bring me that beautiful future
just then my love doesn't know death
i arise clawing the ground with my fingernails
the sun runs through my eyes
you plant flowers in my soil


Duygu bana öykü bana
Roman gibi her an bana
Hücremde yalnızım gel
Gel düşümdeki sevgilim
Soyunup hazırlan bana


feeling is to me, story is to me
every moment is like a novel to me
come, i'm alone in my cell
come, my lover in my dreams
undress and prepare for me


"Biraz sonra asmaya götürecekler beni
Biraz sonra dalımdan koparıp öldürecekler beni
Hoşçakalın sevdiklerim
Dört mevsim yedi kıta mavi gök
Bütün doğa hoşçakalın
Hoşçakalın sevdalılar
Çocuklar üniversiteliler genç kızlar
Sonsuz uzay gezegenler ve yıldızlar
Hoşçakalın
Hoşçakalın senfoniler oyun havaları
Sevda türküleri ve şiirler
Bildirilerimizin ve seslerimizin yankılandığı şehirler
Dağlarında yürüdüğümüz toprak
Yalınayak eylem adımlarıyla geçtiğimiz nehirler hoşçakalın
Hoşçakalın ağız tatlarım
Sıcak çorbam çayım sigaram
Havalandırma sıram banyo sıram kelepçe sıram
Parkamı kazağımı eldivenlerimi ayakkabılarımı
Ve kalemimi ve saatimi
Ve kavgamı bıraktığım sevgili dostlar
Hoşçakalın hoşçakalın"


soon they'll take me to hang
soon they'll kill me plucking me off my branch
farewell, those whom i loved
four seasons, seven continents, blue sky
whole nature, farewell
farewell, lovers
children, university students, young girls
infinite space, planets and stars
farewell
farewell, symphonies, dance tunes
love songs, poems
cities where our leaflets and voices echoed
earth on whose mountains we walked
rivers that we crossed marching barefoot, farewell
farewell, my pleasures (lit, tastes of my mouth)
my warm soup, my tea, my cigarette
my stroll row, my shower row, my row to be handcuffed (or, my turn to stroll, my turn to take a shower, my turn to be handcuffed)
dear friends to whom i left my parka, my pullover, my gloves, my shoes
and my pen, and my watch
and my fight
farewell, farewell


Dostum bana sevdam bana
Soluğunu geçir bana
Uyku tutmuyor gözüm
Anılar sıraya girdi
Gel anne süt içir bana


my friend is to me, my love is to me
pass me your breathe
i'm not able to sleep
memories have queued up
come, mother, get me to drink milk


"Hoşçakalın anılarımı bıraktığım insanlar
Mutluluğu için dövüştüğüm insanlar
Yedi bölge dört deniz
Yedi iklim altmış yedi şehir
Okullar mahalleler köprüler tren yolları
Deniz kıyıları balıkçı motorları takalar
Asfalt yolu boyu dizilmiş fabrikalar
Ve işçiler ve köylüler
Hoşçakal ülkem
Hoşçakal anne hoşçakal baba kardeşim
Hoşçakal sevgilim hoşçakal dünya
Hoşçakalın dünyanın bütün halkları
Sınırlı olmayan mekana
Sınırlı olmayan zamana gidiyorum ben
En sevda halimle en yaşayan halimle
Gidiyorum dostlarım
Hoşçakalın hoşçakalın


farewell, people to whom i left my memories
people for whose happiness i fought
seven regions, four seas
seven climates, sixty seven cities
schools, districts, bridges, railways
sea shores, fishing boats, small boats
factories lined up along the asphalt road
and workers and peasants
farewell, my country
farewell mother, farewell father, brother
farewell lover, farewell world
farewell all the peoples of the world
i'm going to a place that's not bounded
a time that's not finite
with my most loving state, with my most living state
i'm going, friends
farewell, farewell


Beni yaşamımla sorgula iki gözüm
Beni yüreğimle beni özümle
Bilimle anla beni
Felsefeyle anla beni
Tarihle anla beni
Ve öyle yargıla


appraise me by my life, my two eyes
by my heart, by my self
by science understand me
by philosophy understand me
by history understand me
and so judge me