Page 1 of 2 12 LastLast
Results 1 to 20 of 21

Thread: translate Spanish for me please

  1. #1
    Senior Member arif_mersin's Avatar
    Join Date
    Nov 2008
    Thanks
    9
    Thanked 3 Times in 3 Posts

    Default translate Spanish for me please

    Ben= I

    Sen= You

    O= He/she/it

    Biz= We

    Siz= You

    Onlar= They

    Merhaba= Hello

    Günaydın= Good morning

    İyi günler= Good afternoon

    İyi akşamlar= Good evening

    İyi geceler= Good night

    Teşekkür ederim/Sağol= Thank you

    Teşekkürler= Thanks

    Bir şey değil= Not at all

    Rica ederim= You're welcome

    Evet= Yes

    Hayır= No

    Tamam= Okay

    Nasılsın/Nasılsınız?= How are you?

    İyiyim= I'm fine.

    Ne yapıyorsun?= What are you doing?

    Hiç bir şey= Nothing

    Özür dilerim= I'm sorry

    Lütfen= Please

    Biliyorum= I know

    Bilmiyorum= I don't know

    Öptüm seni= I kissed you

    Hoşçakal= Good bye

    Görüşürüz= See you

    Seni seviyorum= I love you.

    Seni çok seviyorum= I love you so much.

    Seni özlüyorum= I miss you.

    Sevgilim= My darling

    Aşkım= My love

    Tatlım= Honey, my sweet

    Güzel= beautiful

    Çok güzel= very beautiful

    Çirkin= Ugly

    (Sen) çok güzelsin= You're very beautiful.

    Nerelisin?= Where are you from?

    Kaç yaşındasın?= How old are you?

    Ne?= What?

    Nerede?= Where?

    Nasıl?= How?

    İyi= Good

    Kötü= Bad

    Belki= Maybe

    Dün= Yesterday

    Bugün= Today

    Yarın= Tomorrow

    Gel= Come

    Git= Go

    Neredesin?= Where are you?

    Bunun neresi komik?= What is so funny about it?

    Kolay gelsin= May it come easy.

    What? ne

    Who? kim

    How? nasıl

    Why? neden , niçin

    Where? nerede

    How much? ne kadar

    How many? ne kadar / kaç tane

    When? ne zaman

    Which? hangi

    How far? ne kadar uzakta

    How can i get there? oraya nasıl gidebilirim

    How long? ne kadar zamandır

    What must I do? ne yapmam gerekiyor

    Where can I find .......? nerede bulabilim

    Where can I get .......? nerden alabilirim

    What's the matter? sorun nedir

    How are you? nasılsınız

    What would you like? ne istiyorsunuz

    Do you have .......? sizde ...... var mı

    Can you help me? bana yardım edebilir misiniz

    Can I help you? size yardımcı olabilir miyim

    Can you tell me? bana söyleyebilir misiniz

    Can you show me .....? bana gösterebilir misiniz

    Do you understand me ? Beni anlıyor musunuz.

    I don't understand you. Sizi anlamıyorum.

    Please speak mor slowly. Biraz daha yavaş konuşun lütfen.

    I can understand ,ıf you speak more slowly. Biraz daha yavaş konuşursanız sizi anlayabilirim.

    Could you spell ıt ? Heceler misiniz ?

    Please write it down. Onu yazarmısınız lütfen.

    What does that mean in English ? İngilizcede bunun anlamı nedir ?

    How do you say that in English ? İngilizcede bunu nasıl söylüyorsunuz ?

    Can you translate this for me ? Bunu bana tercüme edebilir misiniz ?

    I want to look anything else. Başka birşey bakmak istiyorum.

    I don't remember = Hatırlamıyorum

    I forgot = Unuttum

    What’s it all about?Bu da ne demek?

    After all...Yine de...

    I didn't see him/her againOnu bir daha görmedim

    If I can help you anyhow, let me knowYardım edebileceğim birşey varsa, söyle

    I'll be right backHemen geliyorum

    Don’t be sad!Üzülme

    I've been studying Spanish for two yearsİki yıldır İspanyolca öğreniyorum

    By the wayBu arada

    Is it correct to say...?... diye kullanılabilir mi?

    I'd like to visit your country one day..Ülkeni bir gün ziyaret etmek istiyorum

    Of course...Elbette

    the meal was delicious...Yemek lezzizdi

    I don't know what to doNe..yapacağımı bilmiyorum

    you're deluding yourself....Kenini kandırıyorsun

    you speak in an elegant way...Çok zarifsin

    Do you enjoy it?...Hoşuna gidiyor mu?

    could you explain that please???....Bunu açıklayabilir misin???

    I don't feel well..Pek iyi hissetmiyorum.

    this is for you....Bu senin için

    follow me....Beni takip et

    I get along very well with him...Onunla çok iyi anlaşıyorum

    I have to go, goodbye....Gitmeliyim, güle güle

    Where are you going?....Ne yapıyorsun?

    I don't see anything interesting...İlginç birşey göremiyorum

    that's very kind of you....Çok naziksin.

    you can keep it....Senin olsun

    You know what I mean?.....Neyden bahsettiğimi anladın mı?

    the more I study, the more I learn.....Çalıştıkça öğreniyorum.

    long time I haven't practiced my Spanish....Uzun zamandır İspanyolca pratik yapmadım

    beautiful=güzel

    handsome=yakışıklı

    excellent=harika

    bad=kötü

    loyal,faithful=sadık

    cheerful=neşeli

    sad=üzgün

    elegant=zarif

    sensitive=hassas

    exciting=heyecanlı

    horrorful=korkunç

    clever=zeki

    Happy=Mutlu

    UnHappy=Mutsuz

    Little=Az

    Very=Çok

    Clean=Temiz

    Need=Lazım,gerekli

    Expensive=Pahalı

    sonra= then

    ilk= first

    üstünde= on, at, over

    altında= under

    yanında= beside, next to

    -e, -ye, -a, -ya (dative)= to

    -den, -dan= from

    içinde= in, inside

    içine= into

    dışında= outside

    civarda= nearby

    ile= with, by

    -den dışarı= out of

    Dress=Giysi

    Haklısın= you are right.

    Doğru= That's right.

    Bütün gün= All day long / the whole day

    Gün geçtikçe / günden güne= Day by day

    Günlerce= For days

    Yıllarca= For years

    Aylarca= For months

    Zaman geçtikçe / Zamanla= As time goes by / By and by

    Bence...= In my opinion / I think

    Uzun zamandır= for a long time

    Param yok / Parasızım= I am broke.

    TO Where=nereye?

    FROM where=nereden?

    until where=nereye kadar?

    Who=Kim?

    TO whom=kime?

    WITH whom=kiminle?

    FROM whom=kimden?

    Seçimini yap= Make your choice. 0

    how much=ne kadar?

    Sen ne dersen de= Whatever you say.

    Başka çarem yok= I have no other way (choice).

    Çaresizim= I am helpless.

    He needs more money=Daha çok paraya ihtiyacı var

    Param bitti= I am run out of money.

    are you blind : körmüsün

    are you deaf :sağırmısın

    as far as know = bildigim kadariyla

    as i've explained... / acikladigim gibi...

    as you can see... = gordugunuz gibi

    Be Calm=Sakin ol

    Be more polite=Daha kibar ol

    be right back :hemen donmek

    bye for a while : bir süreliğine güle güle

    call back=Daha sonra aramak " I'll call back you"

    Calm down please=Sakin ol lutfen

    Catch up soon = yakinda gorusmek dilegiyle

    cheers: şerefe!

    Come on=Saçmalama/Hadi ya/Olurmu oyle şey

    Damn=Kahretsin, "Damn ıf I know=Kahretsin biliyorsam"

    Depend on you=Sana guveniyorum/inanıyorum.

    Do a favour for me=Benim için bir iyilik yap

    Do not forget=Unutma

    Do not make panic=Panik yapma

    Do what you like=Ne istiyorsan onu yap

    do you have any money on you? = yaninda para varmi (sende para varmi vs..)

    dont be grumpy : somurtma

    don't be silly = sacmalama/şapşal olma

    Don't be worry=Endişelenme,telaşlanma

    dont bother me: benim canımı sıkma

    enjoy your meal: afiyet olsun

    Fancy metting you!!= Ne guzel rastlantı seninle karşılaşmak

    first of all = oncelikle

    For the sake of=Aşkına, Please forgive me for the sake of our love.

    for what ? = Ne olmuş yani

    from now on=Bundan sonra,

    god bless you: 1-tanrı seni kutsasın.2-çok yaşa

    Good to hear you! = senden haber aldgima sevindim

    guess what.... = bil bakalim....

    Happy new year = mutlu seneler

    have a bath = banyo yapmak

    have a breakfast = kahvalti etmek

    have a nice holiday = iyi tatiller

    have a nice trip = iyi yolculuklar

    have a seat! = oturun!

    Here we go=Basliyoruz

    Here you are!=Buyurun!!

    do not hesitate =tereddüt etme

    Hope to see you soon = umarim yakinda gorusuruz

    how a good idea=Ne kadar iyi bir fikir

    how are you doing? = nasilsin?

    How are you dude=Ne haber serseri

    how dare/come you are here!=Nasıl olurda burda olursun

    how then!=Bu da ne demek

    How's it going? = nasil gidiyor? / nasilsin ?

    Hush=Sus

    I hardly know him = onu cok az taniyorum

    I have a fancy that=Bana öyle geliyorki

    I have no idea= hicbir fikrim yok

    I know exactly what you mean = ne demek istedigini tam olarak biliyorum.

    If need be=Gerekirse,

    I'm in hhe mood = havam yerinde

    I'm not feeling so good = kendimi iyi hissetmiyorum

    I'm not in the mood_ canım istemiyor

    I'm sick of it!= bundan biktim

    In case of need=Gerektiğinde

    It's been a long time = uzun zaman oldu (gorusmeyeli)

    It's my bussiness = bu benim isim (sen karisma gibilerinden soylenir. is burda genel anlamda kllaniliyor)

    It's nice hearing from you = sesini duymak ne guzel/ senden haber aldigima sevindim

    if all well=Hersey yolunda giderse

    if i were you... = senin yerinde olsam

    in other words = diger bir deyisle

    in the meantim = bu arada

    it is my great pleasure = bu benim icin buyuk bir zevk

    it's his duty = bu onun gorevi

    it's up to you=Sana bağlı, senin bileceğin birşey"Soz sırası Sizde"

    it's your turn=Sıra Sizde

    just have a look: sadece bir göz at

    Just Think!=Düşün bir kere

    keep going= devam etmek

    Keep in touch = goruselim

    keep in= kenara,

    keep it up!= boyle devam et (takdir etmek anlaminda)

    keep your smile : yüzünden gülücükler eksik olmasın

    last but not least = son olarak

    laters=sonra görüşürüz

    let's go for it! = deneyelim!, riske girelim!

    make love=sevişmek

    make my day=do something that'll really please me =(Bir kişiyi gün içinde mutlu edecek bir şey yapmak)

    Matter in hand=Söz konusu olan şey

    do not neglect me please= Beni ihmal etme lutfen

    never mind= salla gitsini de ekleyelim

    nice to see you see again= tekrar gorustugumuze sevindim

    no matter how = nasil olursa olsun

    no matter when = ne zaman olursa olsun

    no problem at all = birsey degil

    relecious holiday = bayram

    shall we dance: dans edelim mi?

    shower = sagnak yagmur

    So far so good=Şimdiye kadar iyi

    So what=Ne olmuş yani

    Take care of yourself please=Lutfen kendine iyi bak

    take it easy: keyfine bak.

    Take it easy=Kolay gelsin

    Thank you for your hospitality= konukseverliginiz icin tesekkurler

    The world is a village = dunya kucuk

    Then=Oyleyse,O halde,o zaman

    There you are!=Buyur!

    To be honest=Durust olmak gerekirse

    to get = almak / getirmek

    to get annoyed =sinirlenmek

    to sum up, we can say..... = ozetlersek soyle diyebiliriz....

    well=Peki

    What a friendly chap! = Ne arkadas canlisi bir adam

    What a pity!!!= Birisine acıyarak "Ne yazık!!!" demek

    what about yourself? = ya senden naber?

    what for ? = ne icin

    what's on? = tv de ne var? (telefizyon seyreden birine sormak cumlesi)

    Where have you been? = Nerelerdeydin?

    whold you like to accompany me? = Bana eslik eder misin?

    Why so? = neden oyle?

    would you like to dance with me: bu dansı bana lutfedermisiniz

    you can take my word for it. bana guvene bilirsiniz

    you dress very well= cok sik giyiniyorsun

    you look stone :taş gibi görünüyorsun(ingiliz kızlarda çok etkili )

    you turn me on = beni etkiliyorsun

    yummy! = lezzetli

    What I know doesn't interest you=Bildiğim şey seni ilgilendirmez

    Don't you dare!!=Sakın ha!!!

    With or without you=Seninle yada Sensiz

    Do not drive me=Beni zorlama,tahrik etme

    get stuck in anywhere = bir yerlerde çakılıp kalmak mesela trafik

    take for granted = sabit fikirli

    Even so = Oyle olsa bile

    Even Now= Şuanda/Şimdi bile

    As usual = Herzamanki gibi

    At one time=Bir zamanlar

    get lost : Kaybol !

    wing it up = kafadan atmak, kafadan sallamak

    I feel so close to you: Kendimi sana yakın hissediyorum

    What do you like doing? Nelerden hoşlanırsınız?

    Geldin mi? : Have you arrived?

    İyi misin?: Are you fine/OK?

    Burada değil mi?: Isn't s/he here?

    Kapıyı örttün, değil mi?: You closed the door, didn't you?

    Acıktın mı?: Are you hungry (yet)?

    Öyle mi? : Is it so?/Really?

    I can't believe you have done this to me.(bana bunu yaptığına inanamıyorum)

    Your family thinks so many bad things about me now.(ailen şimdi hakkımda kötü şeyler düşünüyor)

    We were getting married. You ruined everything. (evlenmek üzereydik. sen herşeyi mahvettin.)

    I wonder what went through your head when you told those lies. (aklında ne vardı da o yalanları söyledin merak ediyorum)

    You have problems.(sorunlusun bence)

    Did you even love me?(Allah aşkına hiç sevdin mi ki beni)

    I suppose you were just using me.(sadece beni kullanıyordun)

    Now, i am left here feeling sorry for myself.(şimdi, burada yalnız başıma kendime üzülüyorum)

    I will forget you.(seni unutacağım)

    You meant the world to me.(benim için dünyalar kadar değerliydin.)

    Now it's finished.(şimdi hepsi bitti)

    I loved a liar.(bir yalancıyı sevmişim)

    Don't say people seperated us.(bizi insanların ayırdığını söyleme)

    You did this.(sen yaptın)

    I can't see how anyone will love you like i did.(seni seven birinin bunu yapması için bir neden göremiyorum)

    You did wrong.(yanlış yaptın)

    You have no honour.(hiç şerefin yok)

    I will come to Turkey one day insallah, but i won't see you.(bir gün inşallah Türkiye'ye geleceğim ama seni görmeyeceğim)

    Stop telling lies.(Yalan söylemeyi bırak)

    Stop saying you love me.(beni sevdiğini söylemeyi bırak)

    I wish I never met you.(keşke seni hiç tanımasaydım)

    I will be with you //Seninle olacağım

    I’m losing the love I found //Bulduğum aşkı kaybediyorum

    Crying without a sound //Sessizce ağlıyorum

    Where have you gone? //Nereye kayboldun?

    Nothing ever seems to quite turn out right //Hiçbirşey yolunda gidiyor gözükmüyor

    Since the day that we met, girl // Tanıştığımız günden beri, kız

    I ain't never had anyone make me feel this way // Aslağa bir daha birisinin bana böyle bir his vermediğini algıladım

    What will it take to show you I'll be by your side? // Ne lâzım daha, sana yanında olacağımı göstermek için?

    Cause you know me and I know you // Çünkü sen beni ve ben seni tanıyorum

    I'm gonna be the love that's gonna last // Ben kalıcı aşk olacağım

    And be the one that got your back // Ve seni destekleğen tek kişi

    Ain't nothing never that bad, that we would be together // Hiç birşey bizim beraber olmamızdan daha kötü olamaz

    Seni dört gözle bekliyorum= I am looking forward to seeing you.

    Bana bir iyilik yapar mısın(ız)?= Will you do me a favour?

    Elimden geleni yaptım= I did my best.

    Tebrik ederim= Congratulations.

    Yeni yılın(ız) kutlu olsun= I wish you a happy New Year.

    Şerefe!= Cheers!

    Afiyet olsun= Enjoy your food.

    Müjde!= Good news!

    Çok yaşa(yın)= Bless you. -Siz de görün (formal)/ Sen de gör (informal)= You, too.

    Geçmiş Olsun= May you recover / get well soon.

    İyi yolculuklar= Farewell / Have a nice trip.

    İyi tatiller = Have a nice holiday

    Doğum günün(üz) kutlu olsun= Happy birthday to you.

    Başınız sağolsun= My sincere condolences.

    Ne demek istiyorsun(uz)?= What do you mean?

    Yani... / Demek istiyorum ki... / That's to say... = I mean

    Eğlendin(iz) mi?= Did you have fun?

    İyi vakit geçirdin(iz) mi?= Did you have a good time?

    Çok naziksin(iz)= It is very kind of you.

    Sana bayılıyorum= I’m fond of you.

    Senden vazgeçmem= I won’t give you up.

    Sana kızgınım= I’m angry with you.

    Kırgınım= I’m hurt.

    Seni kırmak istememiştim= I didn’t want to hurt you.

    Sensiz olmuyor= It doesn't go without you.

    Sensiz her şey anlamsız= Everything is meaningless without you.

    Ayrılmak istemiyorum (in a relationship)= I don't want to break up.

    Sensiz yapamıyorum= I cannot do without you.

    Sen benim her şeyimsin= You are my all.

    Hayatımın anlamı= Meaning of my life

    Hayatımın kadını / erkeği = woman / man of my life

    Seni hayal edemeyeceğin kadar çok seviyorum= I love you so much that you cannot imagine.

    Seni üzdüğüm için özür dilerim= I’m sorry for making you sad.

    Seninle çok mutluyum= I’m so happy with you.

    Sensiz çok mutsuzum= I’m so unhappy without you.

    Sen benim hayatımın anlamısın= You are the meaning of my life.

    Sen benim hayatımdaki en güzel şeysin= You are the most beautiful thing in my life.

    Kalbimin tek sahibi= the only owner of my heart

    Senden ayrı bir hayat düşünemiyorum= I cannot think of a life apart from you.

    Sensiz olmam imkansız= It’s impossible for me to be without you.

    Sana bir iki ağır sözüm vardı/ i had some hard words to you

    Tamam tamam yuttum/ ok ok i swallowed

    Yalan bu dünya herşey boş/ this world is lie everything is empty

    Kahretsin seviyorum(damn it,I love)

    Hep seni İstiyorum (I always want you)

    Nerdesin bilmiyorum (I dont know where you are)

    Çürük bir dişim var= I have a bad (decayed) tooth.

    It has been years i am longing for your beautiful face / Yıllar var ki hasretim o gülyüzüne

    Araba bozuk= The car is out of order.

    Çürük bir dişim var= I have a bad (decayed) tooth.

    Bozuk paranız var mı?= Do you have change?

    Lütfen bozuk para veriniz= PLease pay in small change.

    Bozuk yok= I don't have any change.

    İçeri nasıl gireceğim? How shall I let myself in?

    Bitişik komşu= next-door neighbour

    Bitişikte oturuyor= He lives next door.

    Seni dört gözle bekliyorum= I am looking forward to seeing you.

    Seni bekliyorum= I am waiting for you.

    Haklısın= you are right.

    Doğru= That's right.

    Sağda= on the right

    Sağdan gidiniz= Keep to the right.

    İyi / Doğrıu / Oldu / Tamam= That's alright.

    Zararı yok / Farketmez= No matter.

    İyi misin(iz)?= Are you allright / ok?

    İyiyim= I am ok / fine / allright.

    Bu olur mu?= Is this allright?

    Bu olmaz= This won't go / match / suit / fit.

    Ne haber (we say "naber" in everyday speech) / ne var ne yok?= How is everything?

    İyilik (we can say it as a reply to "naber" )= Fine

    Üstü kalsın= Keep the change.

    Bu arada= By the way

    Böyle yapılır= This is the way to do it.

    Onlar iyi geçiniyorlar= They're getting on well.

    Seni ilgilendirmez / Sane ne?= It has nothing to do with you / It is none of your business.

    Onunla ilgim yok= I have nothing to do with her/him/it.

    Bütün gün= All day long / the whole day

    Gün geçtikçe / günden güne= Day by day

    Günlerce= For days

    Yıllarca= For years

    Aylarca= For months

    Zaman geçtikçe / Zamanla= As time goes by / By and by

    Bence...= In my opinion / I think

    Uzun zamandır= for a long time

    Beni düşünme / Beni kafana takma= Don't mind me.

    Nasıl bir kız?= What is SHE like?

    Bana iyi gelir= It does me good.

    Bana bir iyilik yapar mısın(ız)?= Will you do me a favour?

    Elimden geleni yaptım= I did my best.

    O çıktı= She/He is out / gone out.

    Beş dakikaya kadar gelir= She/He will be back in 5 minutes.

    Neyin var / Ne oluyor sana?= What is the matter with you?

    (Hiç) Bir şeyim yok= Nothing

    Haydi (we say "hadi" as well)= Come on (along)

    İşte burada= Here it is

    İte orada= There it is

    Bana haber verir misin(iz)?= Will you let me know?

    Sıra kimde?= Whose turn is it?

    Sıra bende= It is my turn.

    Sıra sende / sizde değil= It is not your turn.

    Karşılığında= In return

    Hat meşgul= The line is busy

    Param yok / Parasızım= I am broke.

    Ali evlenecek yaşta= Ali is old enough to marry.

    Bir şekilde= In one way or another / somehow

    Öyle yapma= Don't do it that way.

    Böyle yap= Do it like this.

    Ben eve giderken= On my way home

    Bu taraftan, lütfen= This way, please

    Bunun başka yolu yok= There is no other way than this.

    Başka çarem yok= I have no other way (choice).

    Çaresizim= I am helpless.

    Aceleyle= Hastily

    Acele= Urgent

    Acelesi ne / Ne acelesi var?= Why hurry?

    Acele et= Hurry up (imperative)

    Bunun neresi komik?= What is so funny about it?

    Kolay gelsin= May it come easy.

    Allah (seni) korusun / esirgesin= May God protect (you).

    Allah korusun / Allah vermesin= May God forbid.

    Allah cezasını versin= May devil take care.

    Allah kolaylık versin= May God help (you)

    Allah sabır versin= May God give (you / her, him) patience.

    Allah affetsin= May God forgive (you / her,him).

    Tebrik ederim= Congratulations.

    Yeni yılın(ız) kutlu olsun= I wish you a happy New Year.

    Şerefe!= Cheers!

    Afiyet olsun= Enjoy your food.

    Müjde!= Good news!

    Çok yaşa(yın)= Bless you. -Siz de görün (formal)/ Sen de gör (informal)= You, too.

    Geçmiş Olsun= May you recover / get well soon.

    İyi yolculuklar= Farewell / Have a nice trip.

    İyi tatiller = Have a nice holiday

    Doğum günün(üz) kutlu olsun= Happy birthday to you.

    Başınız sağolsun= My sincere condolences.

    Ne demek istiyorsun(uz)?= What do you mean?

    Yani... / Demek istiyorum ki... / That's to say... = I mean

    Eğlendin(iz) mi?= Did you have fun?

    İyi vakit geçirdin(iz) mi?= Did you have a good time?

    İyi görünüyor= She / He / It seems good.

    Bna öyle geliyor ki...= It seems to me that...

    Sanırım hatırlıyorum / Hatırlar gibi oluyorum= I seem to recall.

    Eninde sonunda= Sooner or later

    Yavaş yavaş (giderek)= Slowly slowly (By and by)

    Şöyle böyle= So so / More or less

    Yan yana= Side by side

    El ele= Hand in hand

    Arka arkaya= One after another

    Üst üste= On top of one another

    Şundan bundan konuştuk= We talked about anything and everything.

    Ali'ye rastladım= I came across / ran into Ali.

    Benimle alay ediyor= She / He is making fun of me.

    Son moda= Latest fashion

    Modası geçmiş / demode= old-fashioned, out of date

    eski kafalı adam= old-fashioned man

    Çok naziksin(iz)= It is very kind of you.

    Umrumda değil/ Takmıyorum= I don't care

    Şansını deneyin= Take your chance.

    Seçimini yap= Make your choice.

    Allah aşkına!= For goodness' sake!

    Bunu yapmaya değer= It is worth doing this.

    Fikrimi değiştirdim= I changed my mind.

    Vazgeçtim= I gave up

    Sigarayı bıraktım= I gave up smoking.

    Bu olur mu?= Will this do?

    Bu olmaz= This won't do.

    Ne faydası var?= What's the use?

    İnkar etmenin ne faydası var?= What's the use of denying?

    İnkar etmenin faydası yok / İnkar etmekte fayda yok= No use in denying it.

    Faydasız= That's useless.

    Acele etme(yin)= Don't hurry.

    Allah rahmet eylesin= May God have mercy for her/ him (for a dead person)

    Eve dönüşte= on the way back home

    Param bitti= I am run out of money.

    Sen ne dersen de= Whatever you say.

    Size de (formal) / Sana da (informal) = Same to you.

    Yanılmıyorsam= If I am not mistaken

    Artık bilmem ne yapsam. / from now i dont know what to do

    Bir garip biraz buruk / weird, abit broken

    Bir tuhafım bu akşam Küsmeye değmez kimse / i am strange this evening, no meaning to be in the sulk with anyone

    Değil ki kırılmaya. / not to broken

    It has been years i am longing for your beautiful face / Yıllar var ki hasretim o gülyüzüne

    Ah aşkım sensiz hayat nedir ki? / Oh lover what's life without you?

    sensiz geceler renksiz, tatsız / without you the nights are colorless, flavorless

    Öldürecek inan bu inat ikimizi - this obstinacy will kill bot of us

    Lütfen gitme / please don't go

    sen burdayken herşey mükemmel / when you're there everything is wonderful

    Binlerce kez kalbime söyledim / I have advised my heart a thousand times

    Güzel ne varsa senle var gel dön artık deli olma - all beauty is with you,come back dont be crazy

    Kalbim beni senin yanına getirdi / It has brought me here to you

    Eğer bu tarafa bakarsan, seni selamlıyor olacağım / If you look this way, I shall greet you

    Ne olur gülümse bana, Minicik bir ümit ver - please smile at me,give me a little hope

    Ama bu doğru değil sevgilim / But that is not true my darling

    Sana anlatmam gereken çok şey var / There are so many things I have to tell you

    Eğer bir parça cesaretini gösterebilirsen / If you would show the slightest bit of courage

    Gördüğün gibi çok unutkanım-as you see, i am too forgetful

    I love u more than any1 do / I love you more than anything / seni her şeyden daha çok seviyorum

    ur so special to me/ sen benim için çok cözelsin

    Eğer bana ayıracak vaktin varsa-if you have time for me

    Sende az da olsa gurur varsa-if you have even a little pride

    Evde bekliyorum-i am waiting at home

    I hav 2 go nw / şimdi gitmem lazım

    I had a nice day / günüm iyi geçti

    çocukÇA davranıyorsun.: you are behaving likea child

    sence yaptığın doğru mu?: do YOU THINK it is right what you have done

    bu kararı aileCE aldık.: we took this decision AS ALL the family.

    I have fallen in love with you: Sana aşık oldum

    Ben sensiz kimsesizim - l am without you,l am without anybody

    aklıma gelmezdi ayrılacağım-i never thought that we could seperate

    bu aşkın sonunda ağlayacağım- that i could cry at the end of this love

    düşündükçe seni çıldıracağım- i will go mad the more i think of you

    boşuna sevmişim değmezmiş sana- i loved for nothing, you would not worth

    en büyük hatayı sende yapmışım- i made the biggest mistake with you

    o taş kalbinde ben aşk aramışım- in that stone heart of you i looked for love

    demekki yıllarca boşa yanmışım- so i burnt for nothing for years

    iki yüzlüymüşsün farkedemedim - you were a counterfeiter i could not notice

    yalanmış sözlerin hissedemedim- your words were lie i could not feel it

    ne yaptım sa sana kıymet bilmedin - whatever i did to you you did not know my value

    Ben bu gece karar verdim - I decided this night

    Çok zarar verdim beni affet - hurt too much, forgive me

    bugun doğum günün yanında değilim - today is your birthday,but l am not near you

    Çöllerde su gibi özledim seni-i have missed you like water on desert

    İstesem de kaderimden silemem-i cant delete from my fate even if i want

    Bir allah tan bir de senden vaz gecemem-i wont quit from God and you

    Bugüne dek hep keşke deyip durdum.- i alwas said "just if" till this day

    Gördüğüm rüyanın etkisinden olsa gerek / i guess its the affect of my dream

    Garip bir hisle uyandım bu sabah / I woke up in so strange feeling

    Ya bugün o günse, hayatın son günüyse / If today is that day, last day of life

    İçimi korku sardı bu sabah / I started to scare this morning

    Sevdiğim şeyleri düşündüm sevdiğim insanları / I thought about the things which i love, thought about the persons who i love

    Sanirim, düsünmedin. / i guess you didnt think about it

    Ya çok yalnızsam / what if i am so alone

    Zaten bıkmışsam / What if i already fed up

    Zamanı harcamışsam / What if i wasted time

    Sen, ben, o herkes aynı hikayede / You,me,he, everybody is in same story

    Başı ve sonu aynı gerisi farklı / Beginning and the end is same, remaining parts are different

    Şiirler Yazdım Sana Okur musun Söyle / i wrote poems for you.. will you read..tell me

    Derdimiz, yaramız acılarımız farklı olabilir / Our troubles, pains, wounds might be different

    Pişmanlık herkes için acı olmalı / regret should be same for everybody

    Ya çok cahilsem / what if i am ignorant

    Uzanıp Ellerimden Tutar mısın Söyle / can u reach and hold my hands..tell me

    Her yeni başlangıcın sonunda yine aynı kelime. Keşke - always as the same at the end of the beginning just if

    Yanlış insanlar, yanlış yüzler, yanlış aşklar./ wrong people, wrong faces, wrong loves

    Evet kapatmıştım kalbimin kapılarını ama sonra sen çıktın karşıma./ yes i had closed the doors into my heart but then you came in front of me

    Üzülme sevdiceğim bir daha çıkmam karşına // don't be sad my lover, i won't cross your path again

    Sana son kez yazıyorum hatıralar yeter bana // i'm writing you for the last time, memories are enough for me

    How much i have been sad, how much i have been sad, you cant know - Nasıl üzüldüm, nasıl üzüldüm bilemezsin

    I am already over these ages my dear, I cant play house with you - Ben o yaşı çoktan geçtim canım evcilik oynayamam
    even though our friendship is hidden in the distant kilometres, we're friends as long as we share the same sky

  2. #2
    Senior Member bedroomeyes's Avatar
    Join Date
    Oct 2008
    Thanks
    558
    Thanked 515 Times in 361 Posts

    This is quite an undertaking! I'll help you with some of it.

    Ben= I =yo

    Sen= You =Usted (formal), Tú (informal)

    O= He/she/it =él, ella

    Biz= We =Nosotros, nosotras (all feminine)

    Siz= You =Usted (formal), Tú (informal)

    Onlar= They =Ellos, Ellas (all feminine)

    Merhaba= Hello =Hola

    Günaydın= Good morning =Buenos días

    İyi günler= Good afternoon =Buenas tardes

    İyi akşamlar= Good evening =Buenas tardes

    İyi geceler= Good night =Buenas noches

    Teşekkür ederim/Sağol= Thank you =Gracias

    Teşekkürler= Thanks =Gracias

    Bir şey değil= Not at all =Para nada

    Rica ederim= You're welcome =De nada

    Evet= Yes =Sí

    Hayır= No =No

    Tamam= Okay =Bueno

    Nasılsın/Nasılsınız?= How are you? =¿Cómo está? (formal) ¿Cómo estás? (informal)

  3. #3
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    Belki= Maybe = tal vez
    Dün= Yesterday = ayer
    Bugün= Today = hoy
    Yarin= Tomorrow = mañana
    Gel= Come = ven (for one person)/ vengan (for many people)
    Git= Go = ve (for one person) / vayan (for many people)
    Neredesin?= Where are you? = dónde estás ?
    Bunun neresi komik?= What is so funny about it? = qué es tan gracioso acerca de esto ?
    Kolay gelsin= May it come easy. = Haz esto más fácil
    What? ne = qué ?
    Who? kim = quién ?
    How? nasil = cómo ?
    Why? neden , niçin = por qué ?
    Where? nerede = dónde ?
    How much? ne kadar = cuánto ?
    How many? ne kadar / kaç tane = cuánto ?
    When? ne zaman = cuándo ?
    Which? hangi = cuál? (for one) / cuáles (for many)
    How far? ne kadar uzakta = qué tan lejos ?
    How can i get there? oraya nasil gidebilirim = cómo puedo llegar allá ?
    How long? ne kadar zamandir = cuánto tiempo ?
    What must I do? ne yapmam gerekiyor = qué debo hacer?
    Where can I find .......? nerede bulabilim = Dónde puedo encontrar ?
    Where can I get .......? nerden alabilirim = donde puedo obtener ?
    What's the matter? sorun nedir = Qué pasa ?
    How are you? nasilsiniz = cómo estás ?
    What would you like? ne istiyorsunuz = qué te gustaría ?
    Do you have .......? sizde ...... var mi = tienes ?
    Can you help me? bana yardim edebilir misiniz = puedes ayudarme ? / usted puede ayudarme (formal way) ?
    Can I help you? size yardimci olabilir miyim = puedo ayudarte ?
    Can you tell me? bana söyleyebilir misiniz ? puedes decirme ?
    Can you show me .....? bana gösterebilir misiniz = podrías mostrame ?
    Do you understand me ? Beni anliyor musunuz. = me entiendes ?
    I don't understand you. Sizi anlamiyorum. = no te entiendo
    Please speak mor slowly. Biraz daha yavas konusun lütfen. = por favor, habla más despacio
    I can understand ,if you speak more slowly. Biraz daha yavas konusursaniz sizi anlayabilirim. = Puedo entenderte si hablas más despacio.
    Could you spell it ? Heceler misiniz ? = podrías deletrearlo ?
    Please write it down. Onu yazarmisiniz lütfen. = por favor, escribelo abajo
    What does that mean in English ? Ingilizcede bunun anlami nedir ? = qué significa esto en inglés ?
    How do you say that in English ? Ingilizcede bunu nasil söylüyorsunuz ? = como dices esto en inglés ?
    Can you translate this for me ? Bunu bana tercüme edebilir misiniz ? = puedes traducir esto por mí ?
    I want to look anything else. Baska birsey bakmak istiyorum. = Quiero ver cualquier otra cosa
    I don't remember = Hatirlamiyorum = no lo recuerdo
    I forgot = Unuttum = lo olvidé
    What’s it all about?Bu da ne demek? = de qué se trata todo esto ?
    After all...Yine de... = después de todo
    I didn't see him/her againOnu bir daha görmedim = no lo ví/ no la ví
    If I can help you anyhow, let me knowYardim edebilecegim birsey varsa, söyle = puedo ayudarte como sea, hazmelo saber
    I'll be right backHemen geliyorum = ya vuelvo
    Don’t be sad!Üzülme = no estés triste
    I've been studying Spanish for two yearsIki yildir Ispanyolca ögreniyorum = He estado estudiando español por 2 años
    By the wayBu arada = a propósito...
    Is it correct to say...?... diye kullanilabilir mi? = es correcto decir ...?
    I'd like to visit your country one day..Ülkeni bir gün ziyaret etmek istiyorum = me gustaría visitar tu país algún día
    Of course...Elbette = por supuesto
    the meal was delicious...Yemek lezzizdi = la comida estuvo deliciosa
    I don't know what to doNe..yapacagimi bilmiyorum = No sé que hice/hizo or No sé que (i don't understad it in englsih)
    you speak in an elegant way...Çok zarifsin = hablas de un modo/manera elegante
    Do you enjoy it?...Hosuna gidiyor mu? = lo disfrutas ?
    could you explain that please???....Bunu açiklayabilir misin??? = podrías explicar esto, por favor ?
    I don't feel well..Pek iyi hissetmiyorum. = no me siento bien
    this is for you....Bu senin için = esto es para tí
    follow me....Beni takip et = sigueme
    I have to go, goodbye....Gitmeliyim, güle güle = Tengo que irme, adios
    Where are you going?....Ne yapiyorsun? = a dónde estás yendo ?
    I don't see anything interesting...Ilginç birsey göremiyorum = No veo nada interesante
    that's very kind of you....Çok naziksin. = Es muy amable de tu parte
    you can keep it....Senin olsun = puedes quedártelo
    You know what I mean?.....Neyden bahsettigimi anladin mi? = [/B]
    the more I study, the more I learn.....Çalistikça ögreniyorum. = más estudio, más aprendo
    long time I haven't practiced my Spanish....Uzun zamandir Ispanyolca pratik yapmadim = por largo tiempo no he practicado mi español
    beautiful=güzel = hermoso/hermosa
    handsome=yakisikli = apuesto/guapo/churro
    excellent=harika = excelente
    bad=kötü = malo
    loyal,faithful=sadik = fiel/leal
    sad=üzgün = triste
    elegant=zarif = elegante
    sensitive=hassas = sensitivo
    exciting=heyecanli = exitante
    horrorful=korkunç = horrible
    clever=zeki = inteligente
    Happy=Mutlu = feliz
    UnHappy=Mutsuz = infeliz
    Little=Az = pequeño
    Very=Çok = muy
    Clean=Temiz = limpio (noun) / limpiar (verb)
    Need=Lazim,gerekli = necesitar
    Expensive=Pahali = caro
    sonra= then = entonces
    ilk= first = primero
    üstünde= on, at, over = sobre, en, sobre
    altinda= under = debajo
    yaninda= beside, next to = al lado, después de
    Last edited by MaresLejanos; 12-15-2008 at 02:25 PM.

  4. #4
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    İyiyim= I'm fine. Estoy bien
    Ne yapıyorsun?= What are you doing? Qué estás haciendo
    Hiç bir şey= Nothing Nada
    Özür dilerim= I'm sorry Lo siento
    Lütfen= Please Por favor
    Biliyorum= I know Lo sé
    Bilmiyorum= I don't know No lo sé
    Öptüm seni= I kissed you Te besé
    Hoşçakal= Good bye Adiós
    Görüşürüz= See you Nos vemos/Te veo
    Seni seviyorum= I love you. Te amo
    Seni çok seviyorum= I love you so much. Te amo tanto
    Seni özlüyorum= I miss you. Te extraño
    Sevgilim= My darling Mi querido/querida (for female)
    Aşkım= My love Mi amor
    Tatlım= Honey, my sweet Mi amor/Mi dulce (and a lot of expression like that
    Güzel= beautiful Hermosa/o
    Çok güzel= very beautiful Muy hermoso/a
    Çirkin= Ugly Feo/fea
    (Sen) çok güzelsin= You're very beautiful. Tu eres muy hermosa/o
    Nerelisin?= Where are you from? De dónde eres?
    Kaç yaşındasın?= How old are you? Cuántos años tienes?
    Ne?= What? Qué?
    Nerede?= Where? Dónde?
    Nasıl?= How? Cómo ?
    İyi= Good Bien
    Kötü= Bad Mal
    Last edited by MaresLejanos; 12-15-2008 at 02:26 PM.

  5. #5
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    -e, -ye, -a, -ya (dative)= to hacia, hasta, para
    -den, -dan= from Desde
    içinde= in, inside dentro/adentro
    içine= into adentro
    dışında= outside afuera
    ile= with, by por
    Dress=Giysi vestido
    Haklısın= you are right. Estás en lo cierto
    Doğru= That's right. Eso es cierto
    Bütün gün= All day long / the whole day Todo el día
    Gün geçtikçe / günden güne= Day by day Día a día
    Günlerce= For days Por días
    Yıllarca= For years Por años
    Aylarca= For months por meses
    Bence...= In my opinion / I think En mi opinión / Yo pienso que
    Uzun zamandır= for a long time Por largo tiempo
    Param yok / Parasızım= I am broke. Estoy quebrado /desmoronado
    TO Where=nereye? A dónde?
    FROM where=nereden? Desde dónde?
    until where=nereye kadar? Hasta dónde ?
    Who=Kim? Quién ?
    TO whom=kime? a quién ??
    WITH whom=kiminle? con quién ?
    FROM whom=kimden? De quién ?
    Seçimini yap= Make your choice. 0 Elije
    how much=ne kadar? Cuánto/s
    Sen ne dersen de= Whatever you say. Cualquier cosa que digas/Digas lo que digas
    Başka çarem yok= I have no other way (choice). No tengo otro camino/otra opción
    He needs more money=Daha çok paraya ihtiyacı var Él necesita más dinero
    Param bitti= I am run out of money. No tengo plata/dinero
    are you blind : körmüsün eres ciego ?
    are you deaf :sağırmısın eres sordo ?
    as i've explained... / acikladigim gibi... Como he explicado
    as you can see... = gordugunuz gibi como puedes ver
    Be Calm=Sakin ol Estate calmado/tranquilo
    Be more polite=Daha kibar ol ´Sé más educado/a
    be right back :hemen donmek Ya vuelvo
    bye for a while : bir süreliğine güle güle Adiós por un rato
    call back=Daha sonra aramak " I'll call back you" Te llamaré
    Calm down please=Sakin ol lutfen Tranquilizate, por favor (one person)/tranquilicensepor favor (many people)
    Last edited by MaresLejanos; 12-15-2008 at 02:27 PM.

  6. #6
    Senior Member kibele's Avatar
    Join Date
    Oct 2008
    Thanks
    54
    Thanked 434 Times in 260 Posts

    öldüm ya bunları bildikten sonra o dili ezberlemiş oluyosun başka şey öğrenmene gerek kalmaz D
    Endless Climb
    I am blind
    Why can't I hear?
    Color blind
    Speaking a phrase
    Instantly grown
    I am blind
    Waiting in line

  7. #7
    Senior Member istanbulgal's Avatar
    Join Date
    Mar 2008
    Thanks
    141
    Thanked 412 Times in 226 Posts

    ARIF: if you don't mind me giving a suggestion, the list was way too long for a SINGLE REQUEST. Perhaps next time you can make your request shorter; very hard to follow the way you did it and for anyone to have done for you in one sitting. Also, for short 1-2-3 word translation, don't double space and the list will magically become a lot shorter!!

    It's a great idea that you gave the Turkish equivalent, thank u very much, i shall learn some of them and I'm here also to help you with Spanish..but your list will have to be easier on the eyes!! Espero hayas aprendido toda las traducciones que Mares y B.Eyes te dieron. I'm sure they have sent you the bill already!
    Last edited by istanbulgal; 12-13-2008 at 12:09 PM.
    Weakness of attitude becomes weakness of character.
    Albert Einstein

  8. #8
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 4
    Geldin mi? : Have you arrived? Has llegado?
    İyi misin?: Are you fine/OK? Estás bien?
    Burada değil mi?: Isn't s/he here? El/ella no está aquí?
    Kapıyı örttün, değil mi?: You closed the door, didn't you? tu cerraste la puerta. Lo hiciste?
    Acıktın mı?: Are you hungry (yet)? Tienes hambre?
    Öyle mi? : Is it so?/Really? Es esto cierto?
    I can't believe you have done this to me.(bana bunu yaptığına inanamıyorum) No puedo creer que me hayas hecho esto a mí
    Your family thinks so many bad things about me now.(ailen şimdi hakkımda kötü şeyler düşünüyor) Yu familia piensa mucha malas cosas acerca de mí
    We were getting married. You ruined everything. (evlenmek üzereydik. sen herşeyi mahvettin.) Nos estábamos por casar. Tu lo arruinaste todo
    I wonder what went through your head when you told those lies. (aklında ne vardı da o yalanları söyledin merak ediyorum) Yo me pregunto que pasó por tu cabeza cuando dijiste todas esas mentiras
    You have problems.(sorunlusun bence) Tu tienes problemas
    Did you even love me?(Allah aşkına hiç sevdin mi ki beni) Aunque sea me has amado ?
    I suppose you were just using me.(sadece beni kullanıyordun) Yo supongo que tu sólo estabas usándome
    Now, i am left here feeling sorry for myself.(şimdi, burada yalnız başıma kendime üzülüyorum) Ahora, yo estoy aquií sitiendo lástima por mi
    I will forget you.(seni unutacağım)
    You meant the world to me.(benim için dünyalar kadar değerliydin.) Tu eras el mundo para mí
    Now it's finished.(şimdi hepsi bitti) Ahora esto está terminado
    I loved a liar.(bir yalancıyı sevmişim) Amé a un mentiroso/a
    Don't say people seperated us.(bizi insanların ayırdığını söyleme) No digas a todos que "estamos separados" (??? )
    You did this.(sen yaptın) Tu hiciste esto
    I can't see how anyone will love you like i did.(seni seven birinin bunu yapması için bir neden göremiyorum) No puedo ver cómo alguien podrá amarte como yo lo hice
    You did wrong.(yanlış yaptın) Tu lo hiciste mal/ Tu hiciste mal
    You have no honour.(hiç şerefin yok) Tú no tienes honor
    I will come to Turkey one day insallah, but i won't see you.(bir gün inşallah Türkiye'ye geleceğim ama seni görmeyeceğim) Voy a venir a Turkía un día, insallah, pero no te veré
    Stop telling lies.(Yalan söylemeyi bırak) Basta de decir mentiras/Para de decir mentiras
    Stop saying you love me.(beni sevdiğini söylemeyi bırak) Basta/para de decirme que me amas
    I wish I never met you.(keşke seni hiç tanımasaydım) Deseo no haberte conocido nunca
    I will be with you //Seninle olacağım Estaré contigo
    I’m losing the love I found //Bulduğum aşkı kaybediyorum Estoy perdiendo el amor que encontré
    Crying without a sound //Sessizce ağlıyorum Llorando sin sonido
    Where have you gone? //Nereye kayboldun? A dónde has ido ?
    Nothing ever seems to quite turn out right //Hiçbirşey yolunda gidiyor gözükmüyor Nada parece haber terminado bien
    Since the day that we met, girl // Tanıştığımız günden beri, kız desde e día que nos conocimos, nena/mujer/niña
    I ain't never had anyone make me feel this way // Aslağa bir daha birisinin bana böyle bir his vermediğini algıladım Nunca he tenido alguien que me haga sentir como tu
    Last edited by MaresLejanos; 12-14-2008 at 01:43 PM.

  9. #9
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 9
    ne yaptım sa sana kıymet bilmedin - whatever i did to you you did not know my value Cualquier cosa que yo haya hecho por tí, tu no supiste darle valor
    Ben bu gece karar verdim - I decided this night Lo decidí esta noche
    Çok zarar verdim beni affet - hurt too much, forgive meTe lastimé mucho, perdóname
    bugun doğum günün yanında değilim - today is your birthday,but l am not near you Hoy es tu cumpleaños y yo no estoy cerca
    Çöllerde su gibi özledim seni-i have missed you like water on desert Te he perdido como agua en el desierto/ Te he extrañad como agua en el desierto
    İstesem de kaderimden silemem-i cant delete from my fate even if i want
    No puedo borrarlo/la/te de mi destino, incluso si quiero

    Bir allah tan bir de senden vaz gecemem-i wont quit from God and you No quiero dejar a Dios y a tí
    Bugüne dek hep keşke deyip durdum.- i alwas said "just if" till this day Yo siempre dije "sólo si" hasta este día
    Gördüğüm rüyanın etkisinden olsa gerek / i guess its the affect of my dream Yo supongo que esto es el afecto (????) de mis sueños
    Garip bir hisle uyandım bu sabah / I woke up in so strange feeling Me desperté con un muy extraño sentimiento/pensamiento/sensación
    Ya bugün o günse, hayatın son günüyse / If today is that day, last day of life Si hoy es ese día, último día de vida
    İçimi korku sardı bu sabah / I started to scare this morning He comenzado a asustarme esta mañana
    Sevdiğim şeyleri düşündüm sevdiğim insanları / I thought about the things which i love, thought about the persons who i love He pensado acerca de las cosas las cuales amo, pensado acerca de la persona a quien amo
    Sanirim, düsünmedin. / i guess you didnt think about it Supongo que tu no has pensado acerca de esto
    Ya çok yalnızsam / what if i am so alone Qué si yo estoy solo
    Zaten bıkmışsam / What if i already fed up Qué si ya estoy cansado/a
    Zamanı harcamışsam / What if i wasted time Qué si perdí (???) tiempo
    Sen, ben, o herkes aynı hikayede / You,me,he, everybody is in same story Tu, yo él, todo el mundo esta en la misma historia
    Başı ve sonu aynı gerisi farklı / Beginning and the end is same, remaining parts are different Empezando desde el final es lo mismo, las partes restantes son diferentes
    Şiirler Yazdım Sana Okur musun Söyle / i wrote poems for you.. will you read..tell me Escribí poemas para tí, los leerás? dime
    Derdimiz, yaramız acılarımız farklı olabilir / Our troubles, pains, wounds might be different Nuestros problemas, dolores, heridas son diferenes
    Pişmanlık herkes için acı olmalı / regret should be same for everybody Arrepentirse debería ser lo mismo para todos
    Ya çok cahilsem / what if i am ignorant Qué si soy ignorante
    Uzanıp Ellerimden Tutar mısın Söyle / can u reach and hold my hands..tell me Puedes venir y sujetar mis manos... dime
    Her yeni başlangıcın sonunda yine aynı kelime. Keşke - always as the same at the end of the beginning just if como siempre el mismo en el final del principio sólo si
    Yanlış insanlar, yanlış yüzler, yanlış aşklar./ wrong people, wrong faces, wrong loves La gente equivocada, las caras equivocadas, los amores equivocados (equivocados could be also erróneos/as
    Evet kapatmıştım kalbimin kapılarını ama sonra sen çıktın karşıma./ yes i had closed the doors into my heart but then you came in front of me Si yo he cerrado las puertas de mi corazon pero tu viniste a mi
    Üzülme sevdiceğim bir daha çıkmam karşına // don't be sad my lover, i won't cross your path again No estés triste mi amor/amante, no curzaré tu camino de nuevo
    Sana son kez yazıyorum hatıralar yeter bana // i'm writing you for the last time, memories are enough for me Estoy escribiéndote por última vez, los recuerdos son suficientes para mí
    How much i have been sad, how much i have been sad, you cant know - Nasıl üzüldüm, nasıl üzüldüm bilemezsin Cuánto he estado triste, por cuánto tiempo he estado triste, tu no lo puedes saber
    I am already over these ages my dear, I cant play house with you - Ben o yaşı çoktan geçtim canım evcilik oynayamam Yo ya estoy muy grande queridp/a, no puedo jugar a la casita contigo

  10. #10
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 8
    Artık bilmem ne yapsam. / from now i dont know what to do =No sé que hace desde ahora
    Bir garip biraz buruk / weird, abit broken = Raro, un poco roto(quebrado)
    Değil ki kırılmaya. / not to broken = No tan quebradp
    It has been years i am longing for your beautiful face / Yıllar var ki hasretim o gülyüzüne = Han sido años en que estoy mirando tu hermoso rostro
    Ah aşkım sensiz hayat nedir ki? / Oh lover what's life without you? =Oh amor(amante), qué sería la vida sin tí
    sensiz geceler renksiz, tatsız / without you the nights are colorless, flavorless = Sin ti las noches no tienen ni color ni sabor
    Öldürecek inan bu inat ikimizi - this obstinacy will kill bot of us = esta obstinación nos matará a los dos
    Lütfen gitme / please don't go = No te vayas, por favor
    sen burdayken herşey mükemmel / when you're there everything is wonderful = Cuando tu lo eres todo es maravilloso
    Binlerce kez kalbime söyledim / I have advised my heart a thousand times Le he avisado a mi corazón miles de veces
    Güzel ne varsa senle var gel dön artık deli olma - all beauty is with you,come back dont be crazy = Toda la bellezá está contigo, vuelve no seas loca/o
    Kalbim beni senin yanına getirdi / It has brought me here to you = Esto me a traido hasta aquó contigo
    Eğer bu tarafa bakarsan, seni selamlıyor olacağım / If you look this way, I shall greet you = Si tu luces de esto modo, debo saludarte (???)
    Ne olur gülümse bana, Minicik bir ümit ver - please smile at me,give me a little hope = Por favor, sonríeme, dame una pequeña esperanza
    Ama bu doğru değil sevgilim / But that is not true my darling = Pero eso no es cierto, querido/a
    Sana anlatmam gereken çok şey var / There are so many things I have to tell you = Hay tantas cosas que tengo que decirte
    Eğer bir parça cesaretini gösterebilirsen / If you would show the slightest bit of courage = Si tu mostraras un mínimo de coraje
    Gördüğün gibi çok unutkanım-as you see, i am too forgetful =Como puedes ver, soy muy olvidadizo/a
    I love u more than any1 do / I love you more than anything / seni her şeyden daha çok seviyorum = Te amo más de lo que cualquiera lo hace/ Te amo más que a cualquier cosa
    you're so special to me/ sen benim için çok cözelsin = Tu eres muy especial para mí
    Eğer bana ayıracak vaktin varsa-if you have time for me = Si tienes tiempo para mí
    Sende az da olsa gurur varsa-if you have even a little pride Si tuvieras un poco de orgullo
    Evde bekliyorum-i am waiting at home = Estoy esperando en casa
    I hav 2 go nw / şimdi gitmem lazım = Tengo que irme ahora
    I had a nice day / günüm iyi geçti = Tuve un buen día
    çocukÇA davranıyorsun.: you are behaving likea child = Te estás comportando como un/a niño/a
    sence yaptığın doğru mu?: do YOU THINK it is right what you have done = Tu piensas que es correcto lo que has hecho ?
    bu kararı aileCE aldık.: we took this decision AS ALL the family. = Nosotros tomamos esta desición como toda una familia
    I have fallen in love with you: Sana aşık oldum = Me he enamorado de tí
    Ben sensiz kimsesizim - l am without you,l am without anybody = Yo estoy contigo, no estoy con nadie más
    aklıma gelmezdi ayrılacağım-i never thought that we could seperate = Nunca pensé que no podíamos separar
    bu aşkın sonunda ağlayacağım- that i could cry at the end of this love =Que yo podría llorar en el final de este amor
    düşündükçe seni çıldıracağım- i will go mad the more i think of you = Me voy a volver más loco si pienso en tí
    boşuna sevmişim değmezmiş sana- i loved for nothing, you would not worth = Yo amé para nada, tu no vales la pena
    en büyük hatayı sende yapmışım- i made the biggest mistake with you = cometí el error más grande contigo
    o taş kalbinde ben aşk aramışım- in that stone heart of you i looked for love = En ese corazón de piedra tuyo, yo busqué por amor
    demekki yıllarca boşa yanmışım- so i burnt for nothing for years = Entonces quemé años para nada
    iki yüzlüymüşsün farkedemedim - you were a counterfeiter i could not notice = Tu erás falso/a y yo no lo pude ver
    yalanmış sözlerin hissedemedim- your words were lie i could not feel it = Tu palabras eran mentiras y yo no lo pude sentir

  11. #11
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 2
    Good to hear you! = senden haber aldgima sevindim = Qué bueno escucharte
    guess what.... = bil bakalim.... Sabes qué...
    Happy new year = mutlu seneler = Feliz años nuevo
    have a bath = banyo yapmak = Bañarse/Date una ducha - Báñate (imperative)
    have a breakfast = kahvalti etmek = Desayunar / Desayuna (Imperative
    have a nice holiday = iyi tatiller = Ten/tengan unas lindas vacaciones
    have a nice trip = iyi yolculuklar = Qué tengas/tengan un buen viaje
    have a seat! = oturun! = Toma asiento/Tomen asiento
    Here we go=Basliyoruz = Aquí vamos
    Here you are!=Buyurun!! = Aquí estás
    do not hesitate =tereddüt etme = No vaciles
    Hope to see you soon = umarim yakinda gorusuruz = Espero verte pronto
    how a good idea=Ne kadar iyi bir fikir = Qué buena idea
    how are you doing? = nasilsin? = Cómo estás ?
    How are you dude=Ne haber serseri = Cómo estás hombre?
    how dare/come you are here!=Nasıl olurda burda olursun = Cómo te atreves/cómo estás tu aquí
    how then!=Bu da ne demek = Entonces cómo
    How's it going? = nasil gidiyor? / nasilsin ? = Cómo va esto/eso?
    Hush=Sus = Silencio
    I hardly know him = onu cok az taniyorum = Apenas lo conozco
    I have a fancy that=Bana öyle geliyorki = Tengo una fantacía que.. (?????)
    I have no idea= hicbir fikrim yok = No tengo idea
    I know exactly what you mean = ne demek istedigini tam olarak biliyorum. = Sé exactamente qué quieres decir
    If need be=Gerekirse, = Si necesitara ser/estar ....
    I'm not feeling so good = kendimi iyi hissetmiyorum = No me estoy sintiendo tan bien
    I'm not in the mood_ canım istemiyor = No estoy de buen ánimo
    I'm sick of it!= bundan biktim = Estoy enfermo/cansado/podrido de esto
    In case of need=Gerektiğinde = En caso de necesitar ...
    It's been a long time = uzun zaman oldu (gorusmeyeli) = A sido un largo tiempo...
    It's my bussiness = bu benim isim (sen karisma gibilerinden soylenir. is burda genel anlamda kllaniliyor) = es mi negocio/ es mi asunto
    It's nice hearing from you = sesini duymak ne guzel/ senden haber aldigima sevindim = Es bueno escuchar esto de tí
    if all well=Hersey yolunda giderse = Si todo está bien ...
    if i were you... = senin yerinde olsam = Si you fuera tú
    in other words = diger bir deyisle = En otras palabras
    in the meantim = bu arada = Enel interín
    it is my great pleasure = bu benim icin buyuk bir zevk = Es un gran place para mí
    it's his duty = bu onun gorevi = Es su deber
    it's up to you=Sana bağlı, senin bileceğin birşey"Soz sırası Sizde" = Todo depende de tí/usted
    it's your turn=Sıra Sizde= Es tu/su turno
    just have a look: sadece bir göz at = Sólo hecha una mirada
    Just Think!=Düşün bir kere = Sólo piensa
    keep going= devam etmek = Continua
    Keep in touch = goruselim = Mantente en contacto
    keep in= kenara, Siga en/manténgase en
    keep it up!= boyle devam et (takdir etmek anlaminda) = Mantengase hasta

    keep your smile : yüzünden gülücükler eksik olmasın = Mantén tu sonrisa
    last but not least = son olarak = Último pero no menos
    laters=sonra görüşürüz = después
    let's go for it! = deneyelim!, riske girelim! = Vamos por esto/eso
    make love=sevişmek = Hacer el amor
    make my day=do something that'll really please me =(Bir kişiyi gün içinde mutlu edecek bir şey yapmak) = Haz mi día/ Haz algo que alegre mi día

  12. #12
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 3
    do not neglect me please= Beni ihmal etme lutfen = No me descuides por favor
    never mind= salla gitsini de ekleyelim = No importa
    nice to see you see again= tekrar gorustugumuze sevindim Qué bueno verte de nuevo
    no matter how = nasil olursa olsun = No importa cómo
    no matter when = ne zaman olursa olsun = No importa cuándo
    no problem at all = birsey degil = No hay ningún problema
    relecious holiday = bayram = Fiesta religiosa
    shall we dance: dans edelim mi? = Deberíamos bailar?
    shower = sagnak yagmur = Ducha
    So far so good=Şimdiye kadar iyi = Hasta ahora bien
    So what=Ne olmuş yani = Entonces qué
    Take care of yourself please=Lutfen kendine iyi bak = Cuidate por favor
    take it easy: keyfine bak. = Tómalo con calma
    Take it easy=Kolay gelsin = Tómalo con calma
    Thank you for your hospitality= konukseverliginiz icin tesekkurler =Gracias por tu/su hospitalidad
    The world is a village = dunya kucuk = El mundo es un pañuelo
    Then=Oyleyse,O halde,o zaman = Entonces
    There you are!=Buyur! = Ahí estás
    To be honest=Durust olmak gerekirse = Para ser honesto/a
    to get = almak / getirmek = para obtener
    to get annoyed =sinirlenmek = Ponerse molesto
    to sum up, we can say..... = ozetlersek soyle diyebiliriz.... = En resumen, podemos decir...
    well=Peki = Bien
    What a friendly chap! = Ne arkadas canlisi bir adam = Qué amistoso muchacho/a
    What a pity!!!= Birisine acıyarak "Ne yazık!!!" demek = Qué pena
    what about yourself? = ya senden naber? = Qué hay sobre tí
    what for ? = ne icin Para qué ?
    what's on? = tv de ne var? (telefizyon seyreden birine sormak cumlesi) = Qué hay sobre
    Where have you been? = Nerelerdeydin? = Dónde has estado?
    whold you like to accompany me? = Bana eslik eder misin? = Te gustaría acompañarme?
    Why so? = neden oyle? = Entonces por qué
    would you like to dance with me: bu dansı bana lutfedermisiniz = Te gustaría bailar conmigo
    you can take my word for it. bana guvene bilirsiniz = Puedes tomar mi palabra
    you dress very well= cok sik giyiniyorsun = Te vistes muy bien
    you look stone :taş gibi görünüyorsun(ingiliz kızlarda çok etkili ) = Luces como piedra
    you turn me on = beni etkiliyorsun = Tu me enciendes
    yummy! = lezzetli = Qué rico
    What I know doesn't interest you=Bildiğim şey seni ilgilendirmez =Lo que sé no te interesa
    Don't you dare!!=Sakın ha!!! = No te atrevas
    With or without you=Seninle yada Sensiz = Con o sin tí
    Do not drive me=Beni zorlama,tahrik etme = No me manejes/No quieras manejarme
    take for granted = sabit fikirli = Dalo por hecho/Dalo por garantido
    Even so = Oyle olsa bile = Incluso si
    Even Now= Şuanda/Şimdi bile = Incluso ahora
    As usual = Herzamanki gibi = Como de costumbre
    At one time=Bir zamanlar = En algún momento
    get lost : Kaybol ! = Piérdete
    I feel so close to you: Kendimi sana yakın hissediyorum = Me siento tan cerca de tí
    What do you like doing? Nelerden hoşlanırsınız? = Qué te gusta hacer?

  13. #13
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 1
    you're deluding yourself....Kenini kandırıyorsun = Te engañas a tí mismo/a
    I get along very well with him...Onunla çok iyi anlaşıyorum = La he pasado muy bien con él
    cheerful=neşeli = Alegre
    civarda= nearby = Cerca
    -den dışarı= out of = Fuera de
    Zaman geçtikçe / Zamanla= As time goes by / By and by = Con el paso del tiempo
    Çaresizim= I am helpless. = estoy desamparado
    as far as know = bildigim kadariyla = Hasta dónde sé
    as i've explained... / acikladigim gibi... = Cómo es explicado
    as you can see... = gordugunuz gibi = Cómo puedes ver
    Be Calm=Sakin ol = Tranquilizate/estate calmado/a
    Be more polite=Daha kibar ol = Sé más educado/a
    be right back :hemen donmek = Ya vuelvo
    bye for a while : bir süreliğine güle güle = Adiós por un rato
    call back=Daha sonra aramak " I'll call back you" = Te vuelvo a llamar
    Calm down please=Sakin ol lutfen = Tranquilizate/tranquilicense pro favor
    Catch up soon = yakinda gorusmek dilegiyle = Te enceuntro pronto
    cheers: şerefe! = Salud
    Come on=Saçmalama/Hadi ya/Olurmu oyle şey Vamos/ven
    Damn=Kahretsin, "Damn ıf I know=Kahretsin biliyorsam" = Si lo supiera
    Depend on you=Sana guveniyorum/inanıyorum.= Depende de tí
    Do a favour for me=Benim için bir iyilik yap = Hazme un favor
    Do not forget=Unutma = No te olvides
    Do not make panic=Panik yapma = No entres en pánico/No crees pánico
    Do what you like=Ne istiyorsan onu yap = Qué te gusta?
    do you have any money on you? = yaninda para varmi (sende para varmi vs..) = Tienes dinero contingo
    dont be grumpy : somurtma = No estés de mal humor
    don't be silly = sacmalama/şapşal olma = No seas tonto/a
    Don't be worry=Endişelenme,telaşlanma = No te preocupes
    dont bother me: benim canımı sıkma = No te molestes
    enjoy your meal: afiyet olsun = Disfruta tu comida
    Fancy metting you!!= Ne guzel rastlantı seninle karşılaşmak = Fantástico conocerte
    first of all = oncelikle = Primero que nada/Primero de todo
    For the sake of=Aşkına, Please forgive me for the sake of our love. En aras de...
    for what ? = Ne olmuş yani = Para qué
    from now on=Bundan sonra, = Desde ahora
    god bless you: 1-tanrı seni kutsasın.2-çok yaşa = Dios te bendiga
    What will it take to show you I'll be by your side? // Ne lâzım daha, sana yanında olacağımı göstermek için? =
    ¿Qué se necesita para demostrar que voy a estar a tu lado?

    Cause you know me and I know you // Çünkü sen beni ve ben seni tanıyorum = Porque yo te conozco y tu me conoces
    I'm gonna be the love that's gonna last // Ben kalıcı aşk olacağım = Voy a ser el amor que será el último
    And be the one that got your back // Ve seni destekleğen tek kişi = ´Y ser el que te sostenga la espalda
    Ain't nothing never that bad, that we would be together // Hiç birşey bizim beraber olmamızdan daha kötü olamaz = No hay nada malo en que deberíamos estar juntos
    Seni dört gözle bekliyorum= I am looking forward to seeing you. = Estoy esperando pro verte
    Bana bir iyilik yapar mısın(ız)?= Will you do me a favour? = Me harías un favor?
    Elimden geleni yaptım= I did my best. = Hice lo mejor que pude

  14. #14
    Senior Member bedroomeyes's Avatar
    Join Date
    Oct 2008
    Thanks
    558
    Thanked 515 Times in 361 Posts

    PARTE 5

    I'm in the mood = havam yerinde =Tengo ganas.
    matter in hand =la cuestión
    get stuck in anywhere = bir yerlerde çakılıp kalmak mesela trafik =estar estancado en algún lugar
    wing it up = kafadan atmak, kafadan sallamak
    Tebrik ederim= Congratulations. =Felicitaciones.
    Tebrik ederim= Congratulations. =Felicitaciones.
    Yeni yılın(ız) kutlu olsun= I wish you a happy New Year. Te deseo un Próspero Año Nuevo.
    Şerefe!= Cheers! =Saludos.
    Afiyet olsun= Enjoy your food. =Buen provecho.
    Müjde!= Good news! =Buenas noticias.
    Çok yaşa(yın)= Bless you. =Que Dios te bendiga.-Siz de görün (formal)/ Sen de gör (informal)= You, too. =Tú también.
    Geçmiş Olsun= May you recover / get well soon. =Que te recuperes pronto.
    İyi yolculuklar= Farewell / Have a nice trip. =Adiós / Buen viaje.
    İyi tatiller = Have a nice holiday =Que tengas feliz fiesta.
    Doğum günün(üz) kutlu olsun= Happy birthday to you. =Feliz cumpeaños a ti.
    Başınız sağolsun= My sincere condolences. =Mi sincero pésame.
    Ne demek istiyorsun(uz)?= What do you mean? =Qué quieres decir.
    Yani... / Demek istiyorum ki... / That's to say... = I mean =Quiero decir.
    Eğlendin(iz) mi?= Did you have fun? =¿Te divertiste?
    İyi vakit geçirdin(iz) mi?= Did you have a good time? ¿Te divertiste?
    Çok naziksin(iz)= It is very kind of you. Muy amable de tu parte.
    Sana bayılıyorum= I’m fond of you. =Me caes bien.
    Senden vazgeçmem= I won’t give you up. =No voy a renunciar a ti.
    Sana kızgınım= I’m angry with you. =Estoy enojado(a) contigo.
    Kırgınım= I’m hurt. =Me siento mal.
    Seni kırmak istememiştim= I didn’t want to hurt you. =No quiero hacerte daño.
    Sensiz olmuyor= It doesn't go without you. No va sin ti.
    Sensiz her şey anlamsız= Everything is meaningless without you. =Nada tiene sentido sin ti.
    Ayrılmak istemiyorum (in a relationship)= I don't want to break up. =No quiero romper.
    Sensiz yapamıyorum= I cannot do without you. =No puedo hacerlo sin ti.
    Sen benim her şeyimsin= You are my all. =Lo eres todo para mí.
    Hayatımın anlamı= Meaning of my life =Le das sentido a mi vida.
    Hayatımın kadını / erkeği = woman / man of my life =mujer / hombre de mi vida.
    Seni hayal edemeyeceğin kadar çok seviyorum= I love you so much that you cannot imagine. =No puedes imaginarte lo mucho que te amo.
    Seni üzdüğüm için özür dilerim= I’m sorry for making you sad. =Perdóname por darte tristeza.
    Seninle çok mutluyum= I’m so happy with you. =Estoy tan feliz contigo.
    Sensiz çok mutsuzum= I’m so unhappy without you. =Me siento muy triste a tu lado.
    Sen benim hayatımın anlamısın= You are the meaning of my life. =Tú le das sentido a mi vida.
    Sen benim hayatımdaki en güzel şeysin= You are the most beautiful thing in my life. =Eres lo más bello en mi vida.
    Kalbimin tek sahibi= the only owner of my heart =el/la único(a) dueño(a) de mi corazón.
    Senden ayrı bir hayat düşünemiyorum= I cannot think of a life apart from you. =No puedo imaginarme la vida alejado(a) de ti.
    Sensiz olmam imkansız= It’s impossible for me to be without you. =Me es imposible estar sin ti.
    Sana bir iki ağır sözüm vardı/ i had some hard words to you =Te tengo unas palabras duras.
    Tamam tamam yuttum/ ok ok i swallowed =bueno bueno yo tragué.
    Yalan bu dünya herşey boş/ this world is lie everything is empty =este mundo es una mentira; todo está vacío
    Kahretsin seviyorum(damn it,I love) =carajo, yo amo
    Hep seni İstiyorum (I always want you) =siempre te quiero
    Nerdesin bilmiyorum (I dont know where you are) No sé dónde estás.
    Çürük bir dişim var= I have a bad (decayed) tooth. Tengo un diente podrido.

  15. #15
    Senior Member DeBaires's Avatar
    Join Date
    Jun 2008
    Thanks
    42
    Thanked 60 Times in 36 Posts

    I had to leave some blank (sorry) because I didn't understand their meaning in English & I don't speak Turkish, üzgünüm. Allahaısmarladık!


    PARTE 5
    I'm in hhe mood = havam yerinde
    Tengo ganas de

    matter in hand

    get stuck in anywhere = bir yerlerde çakılıp kalmak mesela trafik

    wing it up = kafadan atmak, kafadan sallamak

    Tebrik ederim= Congratulations.
    Felicitaciones

    Yeni yılın(ız) kutlu olsun= I wish you a happy New Year.
    Te deseo un feliz año nuevo

    Şerefe!= Cheers!
    ¡Salud!

    Afiyet olsun= Enjoy your food.
    Disfruta la comida

    Müjde!= Good news!
    Buenas noticias

    Çok yaşa(yın)= Bless you. -Siz de görün (formal)/ Sen de gör (informal)= You, too.

    Geçmiş Olsun= May you recover / get well soon.
    Que te mejores pronto

    İyi yolculuklar= Farewell / Have a nice trip.
    Adios/Que tengas un buen viaje

    İyi tatiller = Have a nice holiday(as in vacation)
    Que tengas unas buenas vacaciones

    Doğum günün(üz) kutlu olsun= Happy birthday to you.
    Feliz cumpleaños ( a ti)

    Başınız sağolsun= My sincere condolences.
    Lo siento mucho/Mis sinceras condolencias

    Ne demek istiyorsun(uz)?= What do you mean?
    ¿Qué quieres decir?

    Yani... / Demek istiyorum ki... / That's to say... = I mean
    Es decir/Quiero decir

    Eğlendin(iz) mi?= Did you have fun?
    ¿Te divertiste?

    İyi vakit geçirdin(iz) mi?= Did you have a good time?
    ¿Lo pasaste bien?

    Çok naziksin(iz)= It is very kind of you.
    Que lindo/amable de tu parte

    Sana bayılıyorum= I’m fond of you.
    Me gustas

    Senden vazgeçmem= I won’t give you up.
    No te dejaré

    Sana kızgınım= I’m angry with you.
    Estoy enojado/a contigo

    Kırgınım= I’m hurt
    Estoy lastimado/a

    Seni kırmak istememiştim= I didn’t want to hurt you.
    No te quise hacer daño/No te quise lastimar

    Sensiz olmuyor= It doesn't go without you.

    Sensiz her şey anlamsız= Everything is meaningless without you.
    Nada tiene sentido sin ti

    Ayrılmak istemiyorum (in a relationship)= I don't want to break up.
    No quiero terminar/romper contigo

    Sensiz yapamıyorum= I cannot do without you.
    No puedo estar sin ti

    Sen benim her şeyimsin= You are my all.
    Eres mi todo

    Hayatımın anlamı= Meaning of my life
    El significado/propósito de mi vida

    Hayatımın kadını / erkeği = woman / man of my life
    La mujer/El hombre de mi vida

    Seni hayal edemeyeceğin kadar çok seviyorum= I love you so much that you cannot imagine.
    Te quiero/amo tanto que ni te lo puedes imaginar

    Seni üzdüğüm için özür dilerim= I’m sorry for making you sad.
    Perdóname por hacerte triste

    Seninle çok mutluyum= I’m so happy with you.
    Estoy tan contento/a de estar contigo

    Sensiz çok mutsuzum= I’m so unhappy without you.
    Estoy tan infeliz sin ti

    Sen benim hayatımın anlamısın= You are the meaning of my life.
    Eres el significado/propósito de mi vida

    Sen benim hayatımdaki en güzel şeysin= You are the most beautiful thing in my life.
    Eres la cosa más bella en mi vida

    Kalbimin tek sahibi= the only owner of my heart
    El único dueño /La única dueña de mi corazón

  16. #16
    Senior Member DeBaires's Avatar
    Join Date
    Jun 2008
    Thanks
    42
    Thanked 60 Times in 36 Posts

    Me doy por vencido, Bedroom, siempre me ganas! Jaja

  17. #17
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 10
    Param bitti= I am run out of money. = No tengo dinero
    Sen ne dersen de= Whatever you say. = Cualquier cosa que digas
    Size de (formal) / Sana da (informal) = Same to you. = Lo mismo para tí
    Yanılmıyorsam= If I am not mistaken Si no estoy equivocado
    Geçmiş Olsun= May you recover / get well soon. = Recuperate pronto
    İyi yolculuklar= Farewell / Have a nice trip. = Que tengas un buen viaje
    İyi tatiller = Have a nice holiday = Qué tengas unas lindas vacaciones
    Doğum günün(üz) kutlu olsun= Happy birthday to you. = Feliz cumpleaños a tí
    Başınız sağolsun= My sincere condolences. =Mis sinceras condolencias
    Ne demek istiyorsun(uz)?= What do you mean? = Qué quieres decir?
    Yani... / Demek istiyorum ki... / That's to say... = I mean = Quiero decir..
    Yalan bu dünya herşey boş/ this world is lie everything is empty = Este mundo es una mentira, todo está vacío
    Kahretsin seviyorum(damn it,I love) = Maldición, te amo
    Hep seni İstiyorum (I always want you) = Siempre te quiero/deseo
    Nerdesin bilmiyorum (I dont know where you are) = No sé dónde estás
    Çürük bir dişim var= I have a bad (decayed) tooth. Tengo un diente mal
    Böyle yap= Do it like this. Hazlo de este modo
    Ben eve giderken= On my way home = Yendo a casa
    Bu taraftan, lütfen= This way, please = Por acá/de este modo, por favor
    Bunun başka yolu yok= There is no other way than this. = No hay otro modo que no sea éste
    Başka çarem yok= I have no other way (choice). = No tengo otra opción
    Çaresizim= I am helpless. = Estoy desamparado
    Aceleyle= Hastily = Apresuradamente
    Acele= Urgent = Urgente
    Senden ayrı bir hayat düşünemiyorum= I cannot think of a life apart from you. = No puedo pensar en una vida lejos tuyo
    Sensiz olmam imkansız= It’s impossible for me to be without you. = Es imposible para mi estar lejos tuyo
    Sana bir iki ağır sözüm vardı/ i had some hard words to you Tenía algunas plabras duras para tí
    Bir tuhafım bu akşam Küsmeye değmez kimse / i am strange this evening, no meaning to be in the sulk with anyone = Me siento extraño esta tarde, no significa que no pueda estar con nadie (???????)
    Tamam tamam yuttum/ ok ok i swallowed = Ok ok y alo digerí
    Sıra sende / sizde değil= It is not your turn. = No es tu turno
    Karşılığında= In return = retornando/regresando
    Hat meşgul= The line is busy = la linea está ocupada
    Param yok / Parasızım= I am broke. = Estoy quebrado
    Ali evlenecek yaşta= Ali is old enough to marry. Ali es lo suficientemente grande para casarse
    Bir şekilde= In one way or another / somehow = De un modo u otro
    Öyle yapma= Don't do it that way. = Nolo hagas de este modo
    Sıra kimde?= Whose turn is it? = De quién es este turno?
    Sıra bende= It is my turn. = Ahora es mi turno

  18. #18
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 7
    Acelesi ne / Ne acelesi var?= Why hurry? = Porqué apurado/a
    Acele et= Hurry up (imperative) = Apurate / Apúrense (plural)
    Bunun neresi komik?= What is so funny about it? = Qué es tan gracioso acerca de esto
    Kolay gelsin= May it come easy. = Talvez venga fácil
    Allah (seni) korusun / esirgesin= May God protect (you). A lo mejor/ puede que ... Dios te proteja
    Allah korusun / Allah vermesin= May God forbid. = Puede que Dios peronde
    Allah cezasını versin= May devil take care. =A lo mejor tengas que tener cudiado del diablo
    Allah kolaylık versin= May God help (you) = Puede que Dios te ayude
    Allah sabır versin= May God give (you / her, him) patience. A lo mejor Dios te/le de paciencia
    Allah affetsin= May God forgive (you / her,him). = A lo mejor Dios te/la/lo perdone
    Tebrik ederim= Congratulations. = Felicitaciones
    Yeni yılın(ız) kutlu olsun= I wish you a happy New Year. = Te deseo un feliz año nuevo
    Şerefe!= Cheers! = Salud
    Afiyet olsun= Enjoy your food. = Disfruta tu comida
    Müjde!= Good news! = Buenas Noticias
    Çok yaşa(yın)= Bless you. = Dios te vendiga/ Vendiciones (para tí)
    -Siz de görün (formal)/ Sen de gör (informal)= You, too. = Tu también
    Eğlendin(iz) mi?= Did you have fun? = Te has divertido
    İyi vakit geçirdin(iz) mi?= Did you have a good time? = Has pasado un buen momento?
    İyi görünüyor= She / He / It seems good. =Ella parece muy buena /El parece muy bueno/ Esto parece muy bueno / Esta parece muy buena
    Bna öyle geliyor ki...= It seems to me that... Me parece que...
    Sanırım hatırlıyorum / Hatırlar gibi oluyorum= I seem to recall. =Creo que llamo de nuevo
    Eninde sonunda= Sooner or later = Tarde o temprano
    Yavaş yavaş (giderek)= Slowly slowly (By and by) = Muy lentamente
    Şöyle böyle= So so / More or less = Muy lentamente
    Yan yana= Side by side = Lado a lado
    El ele= Hand in hand = De la mano
    Arka arkaya= One after another = Uno/a tras otro/a
    Üst üste= On top of one another = En la parte superior del otro
    Şundan bundan konuştuk= We talked about anything and everything. = Nosotros hablábamos de cualquier cosa y de todo
    Ali'ye rastladım= I came across / ran into Ali. = Vine a través de..
    Benimle alay ediyor= She / He is making fun of me. = Él se está burlando de mí
    Son moda= Latest fashion = A la última moda
    Modası geçmiş / demode= old-fashioned, out of date = Fuera de moda
    eski kafalı adam= old-fashioned man = Un hombre fuera de moda
    Çok naziksin(iz)= It is very kind of you. = Es muy amable de tu parte
    Umrumda değil/ Takmıyorum= I don't care = No me importa
    Şansını deneyin= Take your chance. = Toma tu oportunidad
    Seçimini yap= Make your choice. = Decide
    Allah aşkına!= For goodness' sake! = Por el amor de Dios
    Bunu yapmaya değer= It is worth doing this. = Vale la pena hacerlo
    Fikrimi değiştirdim= I changed my mind. = Cambié de opinión
    Vazgeçtim= I gave up = Me rendí
    Sigarayı bıraktım= I gave up smoking. = Dejé de fumar
    Bu olur mu?= Will this do? = Hacer esto ?
    Bu olmaz= This won't do. = No hacer esto
    Ne faydası var?= What's the use? Cuál es el uso/propósito ?
    İnkar etmenin ne faydası var?= What's the use of denying? = Cual es el uso/propósito de la negación
    İnkar etmenin faydası yok / İnkar etmekte fayda yok= No use in denying it. = No lo uses para negarlo
    Faydasız= That's useless. = Eso es inútil
    Acele etme(yin)= Don't hurry. = No te apures
    Allah rahmet eylesin= May God have mercy for her/ him (for a dead person) = Talvez Dios se apiade de su alma
    Eve dönüşte= on the way back home = En el camino de vuelta a casa

  19. #19
    Senior Member
    Join Date
    Sep 2008
    Thanks
    692
    Thanked 279 Times in 178 Posts

    PARTE 6
    It has been years i am longing for your beautiful face / Yıllar var ki hasretim o gülyüzüne = Por años anhelé tu hermosa cara
    Çürük bir dişim var= I have a bad (decayed) tooth. = Tengo un diente mal
    Bozuk paranız var mı?= Do you have change? = Tienes cambio?
    Lütfen bozuk para veriniz= PLease pay in small change. = Por favor, paga con cambio chico
    Bozuk yok= I don't have any change. = No tengo ninguna oportunidad
    Bitişik komşu= next-door neighbour = El vecino/a de la puerta de al lado
    Bitişikte oturuyor= He lives next door. = El vive al lado
    Seni dört gözle bekliyorum= I am looking forward to seeing you. Estoy esperando/buscando por verte
    Seni bekliyorum= I am waiting for you. = Estoy esperando por tí
    Haklısın= you are right. = Estás en lo cierto/Tienes razón
    Doğru= That's right. = Eso es cierto
    Sağdan gidiniz= Keep to the right. = Mantente así (en lo correcto)
    İyi / Doğrıu / Oldu / Tamam= That's alright. = Todo está bien
    Zararı yok / Farketmez= No matter. = No importa
    İyi misin(iz)?= Are you allright / ok? = Estás bien ?
    İyiyim= I am ok / fine / allright. = Yo estoy bien
    Bu olur mu?= Is this allright? = Está todo bien ?
    Ne haber (we say "naber" in everyday speech) / ne var ne yok?= How is everything? = Cómo está todo?
    İyilik (we can say it as a reply to "naber" )= Fine = Bien
    Üstü kalsın= Keep the change. = Quédese con el cambio
    Bu arada= By the way = Por cierto..
    Böyle yapılır= This is the way to do it. = Éste es el modo de hacerlo/hacer esto
    Onlar iyi geçiniyorlar= They're getting on well. = Ellos están yendo bien
    Seni ilgilendirmez / Sane ne?= It has nothing to do with you / It is none of your business. = Esto no tiene nada que ver contigo / Éste no es tu asunto
    Onunla ilgim yok= I have nothing to do with her/him/it. Yo no tengo nada que ver con ella/él/eso
    Bütün gün= All day long / the whole day = Todo el día
    Gün geçtikçe / günden güne= Day by day ) Día a día
    Günlerce= For days = Por días
    Yıllarca= For years = Por años
    Aylarca= For months Por meses
    Bence...= In my opinion / I think = Yo pienso
    Uzun zamandır= for a long time = Por largo tiempo
    Beni düşünme / Beni kafana takma= Don't mind me. No me importa (????)
    Nasıl bir kız?= What is SHE like? Cómo es ella?
    Bana iyi gelir= It does me good. Me parece bien
    Bana bir iyilik yapar mısın(ız)?= Will you do me a favour? = Me harías un favor
    Elimden geleni yaptım= I did my best. = Hice lo mejor (que pude)
    O çıktı= She/He is out / gone out. = El/Ella se fue/se ha ido
    Beş dakikaya kadar gelir= She/He will be back in 5 minutes. = El/Ella volverá en 5 minutos
    Neyin var / Ne oluyor sana?= What is the matter with you? = Qué pasa/ocurre contigo?
    (Hiç) Bir şeyim yok= Nothing = Nada
    Haydi (we say "hadi" as well)= Come on (along) = Vamos... / Dale...
    İşte burada= Here it is = Aquí está
    İte orada= There it is = Allí está
    Bana haber verir misin(iz)?= Will you let me know? = Me lo harás saber?

  20. #20
    ~ Mex Moderator ~ Zahra2008's Avatar
    Join Date
    Jun 2008
    Thanks
    416
    Thanked 812 Times in 658 Posts

    PARTE 6
    It has been years i am longing for your beautiful face / Yıllar var ki hasretim o gülyüzüne
    Han sido años de anhelar su hermosa cara
    Araba bozuk= The car is out of order.
    el auto está fuera de servicio
    Çürük bir dişim var= I have a bad (decayed) tooth.
    tengo un mal (picado) diente
    Bozuk paranız var mı?= Do you have change?
    ¿tienes la oportunidad?
    ¿tienes cambio?//speaking of money
    Lütfen bozuk para veriniz= PLease pay in small change.
    por favor paga en cambio pequeño// por favor paga en moneda pequeña
    Bozuk yok= I don't have any change.
    no tengo ninguna oportunidad
    no tengo nada de cambio//speaking about money
    İçeri nasıl gireceğim? How shall I let myself in?
    ¿Cómo puedo entrar en?
    Bitişik komşu= next-door neighbour
    vencindario de a lado
    Bitişikte oturuyor= He lives next door.
    Él vive en la siguiente puerta
    Seni dört gözle bekliyorum= I am looking forward to seeing you.
    Estoy ansiosamente esperando verte
    Seni bekliyorum= I am waiting for you.
    Estoy esperandote//Estoy esperando por ti
    Haklısın= you are right.
    Tú estas en lo correcto // Tú estas bien
    Doğru= That's right.
    Eso es correcto
    Sağda= on the right
    en la derecha
    Sağdan gidiniz= Keep to the right.
    mantente en la derecha
    İyi / Doğrıu / Oldu / Tamam= That's alright.
    Eso es correcto
    Zararı yok / Farketmez= No matter.
    no importa
    İyi misin(iz)?= Are you allright / ok?
    estas bien
    İyiyim= I am ok / fine / allright.
    Estoy bien
    Bu olur mu?= Is this allright?
    ¿es esto correcto?
    Bu olmaz= This won't go / match / suit / fit.
    Esto no va / Esto no concuerda / Esto no te queda/ Esto no te ajusta
    Ne haber (we say "naber" in everyday speech) / ne var ne yok?= How is everything?
    ¿cómo esta todo?
    İyilik (we can say it as a reply to "naber" )= Fine
    Bien
    Üstü kalsın= Keep the change.
    Manten el cambio
    Bu arada= By the way
    por cierto/hablando de/ a propósito
    Böyle yapılır= This is the way to do it.
    Esta es la manera/forma de hacerlo
    Onlar iyi geçiniyorlar= They're getting on well.
    Ellos estan mejorando
    Seni ilgilendirmez / Sane ne?= It has nothing to do with you / It is none of your business.
    No tiene nada que ver contigo / no es de tú incumbencia/negocios
    Onunla ilgim yok= I have nothing to do with her/him/it.
    No tiene nada que hacer con ella/el/eso
    Bütün gün= All day long / the whole day
    todo el dia / el dia completo
    Gün geçtikçe / günden güne= Day by day
    día por día
    Günlerce= For days
    por días
    Yıllarca= For years
    por años
    Aylarca= For months
    por meses
    Zaman geçtikçe / Zamanla= As time goes by / By and by
    como el tiempo pasa por / por y por
    Bence...= In my opinion / I think
    en mi opinion / yo pienso
    Uzun zamandır= for a long time
    por mucho tiempo
    Beni düşünme / Beni kafana takma= Don't mind me.
    no me importa
    Nasıl bir kız?= What is SHE like?
    ¿que le gusta a ella?
    Bana iyi gelir= It does me good.
    se me hace bien
    Bana bir iyilik yapar mısın(ız)?= Will you do me a favour?
    ¿me harías un favor?
    Elimden geleni yaptım= I did my best.
    hice lo mejor/ hice mi mejor esfuerzo/trabajo
    O çıktı= She/He is out / gone out.
    Ella/El esta fuera / salio
    Beş dakikaya kadar gelir= She/He will be back in 5 minutes.
    Ella/El volverá en 5 minutos
    Neyin var / Ne oluyor sana?= What is the matter with you?
    ¿qué es lo que pasa contigo?
    (Hiç) Bir şeyim yok= Nothing
    nada
    Haydi (we say "hadi" as well)= Come on (along)
    vamos
    İşte burada= Here it is
    aquí es
    İte orada= There it is
    alla es
    Bana haber verir misin(iz)?= Will you let me know?
    ¿Me lo diras? / ¿me lo haras saber? /
    the first love is gone ... am waiting for the last one!!

Page 1 of 2 12 LastLast

Similar Threads

  1. Please can someone translate these english songs into spanish
    By litman08 in forum English Worship Song in Spanish translation
    Replies: 11
    Last Post: 07-06-2009, 09:33 PM
  2. TRANSLATE FROM SPANiSH TO ENGLiSH PLEASE
    By shayybabee in forum Spanish lyrics translation
    Replies: 2
    Last Post: 07-09-2008, 02:38 AM
  3. Can someone translate into Spanish - Let the Praises Ring
    By lahuerita in forum English Worship Song in Spanish translation
    Replies: 1
    Last Post: 11-22-2007, 01:10 PM
  4. Can Someone Translate into Spanish - Let the Praises Ring
    By lahuerita in forum Spanish lyrics translation
    Replies: 1
    Last Post: 11-09-2007, 03:38 PM
  5. translate jobims wave to spanish
    By 1moretime in forum Spanish lyrics translation
    Replies: 0
    Last Post: 03-19-2007, 05:45 AM

Posting Permissions