Arkadaşlar shimmering,türkçe karşılığıyla yumuşak ve titrek bir ışıkla parlayan demek ama biz böyle bir fiili çok kullanmadığımızdan yakın bir anlama sahip daha kullanılan bir kelime ne olabilir?Bir türlü öyle bir fiil bulamıyorum ama parçanın bütününe bakarsak ''parıldamak''kullanılabilir gibi geldi bana,çünkü yeni bir dünyayı tanımlıyor ve titrek bir ışık az gelebilir,bir de take you wonder by wonder var.Açıkçası böyle bir deyime tanıma sözlükte rastlamadım ama gene parçanın anlamından yola çıkarak uçan halı,vs harikalarla şaşırtmak var,gene de yorumlarınızı bekliyorum

Diamond sky diye bir sıfatı nasıl çevireceğimi bilemedim,alternatifleriniz varsa lütfen yazın

Çok teşekkürler
I can show you the world
Shining, shimmering, splendid
(Sana parlayan,yumuşak ve titrek bir ışıkla parlayan/parıldayan ,mükemmel bir dünya gösterebilirim)
Tell me, princess, now (princess?isn't prince more appropriate?)
(Söyle prenses,şimdi)
When did you last let your heart decide?
(En son ne zaman kalbinin sesini dinledin?)
I can open your eyes
(Gözlerini açabilirim)
Take you wonder by wonder
(Seni harikalarla şaşırtabilirim )
Over, sideways and under
(Yukarı,yanlara ve aşağıya)
On a magic carpet ride
(Bir uçan halı yolculuğuyla)
A whole new world
(Tamamen yeni bir dünya)
A new fantastic point of view
(Yeni bir fantastik düşünce şekli )
No one to tell us no
(Kimse bize hayır diyemez)
Or where to go
(Ya da nereye gideceğimizi)
Or say we're only dreaming
(Ya da sadece hayal kurduğumuzu)
A whole new world
(Tamamen yeni bir dünya)
A dazzling place I never knew
(Daha önce hiç bilmediğim göz kamaştırıcı bir yer)
But when I'm way up here
(Fakat burda olduğum zaman)
It's crystal clear
(Çok açık ki)
That now I'm in a whole new world with you
(Şu an seninle tamamen yeni bir dünyadayım)
Now I'm in a whole new world with you
(Şu an seninle tamamen yeni bir dünyadayım)
Unbelievable sights
(İnanılmaz işaretler)
Indescribable feeling
(Tarif edilemez his)
Soaring, tumbling, freewheeling
Yükselerek,düşerek,yarını,dertleri düşünmeyerek)
Through an endless diamond sky
(Sonsuz bir elmas gökyüzünün içinden-i m not sure about this diamond sky)
A whole new world
(Tamamen yeni bir dünya)
Don't you dare close your eyes
(Gözlerini kapatmaya cesaret edemiyor musun)
A hundred thousand things to see
(Yüzlerce binlerce görülecek şey)
Hold your breath - it gets better
(Nefesini tut-daha iyi oluyor)
I'm like a shooting star
I've come so far
(Okadar yakına geldim ki)
I can't go back to where I used to be
(Eskiden olduğum yere geri gidemiyorum)
A whole new world
(Tamamen yeni bir dünya)
Every turn a surprise
(Her dönüş bir sürpriz)
With new horizons to pursue
(İzlenecek yeni ufuklarla)
Every moment red-letter
(Her an özel bir an-her an en özel an)
I'll chase them anywhere
(Heryerde onların peşine düşeceğim)
There's time to spare
(Ayıracak zaman var)
Let me share this whole new world with you
(Bu tamamen yeni dünyayı seninle paylaşmama izin ver)
A whole new world
(Tamamen yeni bir dünya)
That's where we'll be
(Olacağımız yer orası)
A thrilling chase
(Heyecan verici bir durum)
A wondrous place
(Büyüleyici bir yer)
For you and me
(Senin ve benim için