I don't want to defend myself anymore now/ artık kendimi daha fazla korumak istemiyorum
I will overcome the barriers inside me.../içimdeki sınırları aşacağım
my most difficult moments for you/ senin için en zor anlarım
there is no reason / hiçbir sebep yok
there's no rhyme: / hiçbir kafiye yok
it's crystal clear /apaçık ortada
I hear you voice and all the darkness disappears/ sesini duyuyorum ve tüm karanlık dağılıyor
every time I look into your eyes / her gözlerinin içine baktığımda
you make me love you / kendini bana aşık ettiriyorsun
this winter will end / bu kış bitecek
I do truly love you inside and outside/ içeride ve dışarıda seni tüm kalbimle seviyorum
how you make me love you / beni nasıl aşık ettiriyorsun kendine
with its difficulties / zorluklarıyla birlikte
I do truly love you /seni tüm kalbimle seviyorum
I belong to you / ben sana aitim
you belong to me/ sen bana aitsin
forever/ sonsoza dek
want you/seni istiyorum
baby I want you and/ bebeğim seni istiyorum
I thought that you should know that I believe/ düşündüm ki neye inandığımı bilmelisin
you're the wind that's underneath my wings/sen kanatlarımın altındaki rüzgarsın
I belong to you / ben sana aitim
you belong to me/ sen bana aitsin
I walked on precipitous thoughts/ sarp düşünceler etrafında dolandım
you are my fantasy on lonelinesses/ sen benim yanlızlıklar ve
and arid deserts / ve kıraç çöllerde fantazimsin
you are my gentle breeze / sen benim meltemimsin
at the rhythm of your passion/ tutkunun ritmindeki
I will live now and I'll never let you go/ şimdi yaşayacağım seni bırakmayacağım
I will walk across love / aşka yürüyeceğim
you're the piece / senin parçası olduğun
that makes me whole the waves of its instants / bu beni bütün anların dalgsı yapıyor
I can feel you in my soul/ seni ruhumda hissedebiliyorum
profound like oceans/ okyanuslar kadar derin
I will live for you / senin için yaşayacağım
the fears I feel/ hissettiğim korkuları
(i ll go on a bit later dont worry

)