Yusuf Hayaloğlu AYRILIK HEDİYESİ Please English

Thread: Yusuf Hayaloğlu AYRILIK HEDİYESİ Please English

Tags: None
  1. waitmylove said:

    Smile Yusuf Hayaloğlu AYRILIK HEDİYESİ Please English

    şimdi saat sensizliğin ertesi

    yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın

    avutulmuş çocuklar çoktan sustu

    bir ben kaldım tenhasında gecenin

    avutulmamış bir ben...



    şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim

    ki bu yaşlar

    utangaç boynunun kolyesi olsun

    bu da benden sana

    ayrılığın hediyesi olsun



    soytarılık etmeden güldürebilmek seni

    ekmek çalmadan doyurabilmek

    ve haksızlık etmeden doğan güneşe

    bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi

    mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..

    şimdi iyi niyetlerimi

    bir bir yargılayıp asıyorum

    bu son olsun be..bu son olsun!

    bu da benim sana

    ayrılırken mazeretim olsun!



    şimdi saat yokluğunun belası

    sensiz gelen sabaha günaydın!

    işi-gücü olanlar çoktan gitti

    bir ben kaldım voltasında sensizliğin

    hiç uyumamış bir ben...



    şimdi dişlerimi sıkıp

    dudaklarıma kanamayı öğrettim

    ki bu kızıl damlalar

    körpe yanağında bir veda busesi olsun

    bu da benden sana

    heba edilmiş bir aşkın

    son nefesi olsun...



    kafamı duvara vurmadan

    tanıyabilmek seni

    beyninin içindekileri anlayabilmek

    ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü

    bütün saatleri öylece durdurabilmek için

    çıldırasıya paraladım kendimi

    lanet olsun!

    artık sigarayı üç pakete çıkardım günde

    olsun be! ne olacaksa olsun!

    bu da benim sana

    ayrılırken şikayetim olsun



    (gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun
  2. waitmylove said:

    Post Yusuf Hayaloğlu -BİR VEDA HAVASI English Please

    BİR VEDA HAVASI



    Vakit tamam, seni terk ediyorum.

    Bütün alışkanlıklardan öteye...

    Yorumsuz bir hayatı seçiyorum.

    Doymadım inan, kanmadım sevgine.

    Korkulu geceleri sayar gibi,

    Birden bire bir yıldız kayar gibi,

    Ellerim kurtulacak ellerinden

    Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.

    Aşk sa bitti, gül se hiç dermedik

    Bul kendini kuytularda hadi dal

    Sen bir suydun, sen bir ilaçtın.

    Hoşçakal iki gözüm hoşçakal.



    Vakit tamam seni terk ediyorum

    Bu incecik bir veda havasıdır

    Parmak uçlarına değen sıcaklık

    İncinen bir hayatın yarasıdır

    Kalacak tüm izlerin hayatımda

    Gözümden bir damla yaş aktığında

    Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan

    Kan tarlası gelincik şafağında

    Ölümse korktum savaşsa hep kaçtım

    Vur kendini korkularda hadi al

    Seninle bir bütün olabilirdik

    Hoşçakal iki gözüm hoşçakal